"15 Temmuz darbe girişiminin Türk dış politikasına etkisi"

Maltepe Üniversitesi Öğretim Üyesi, Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Ünal, 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrası Ankara-Washington hattında yaşananları "güven bunalımı" olarak değerlendirdi. Ünal'a göre, FETÖ terör örgütünün darbe girişimi başarılı olsaydı; Rusya ile ilişkiler de onarılamayacak ölçüde bozulacaktı….

15 Temmuz 2019 08:32 | Kategori: Dış Politika

Maltepe Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hasan Ünal, 15 Temmuz darbe girişiminin 3. yıldönümünde yaşananların Türk dış politikasına etkilerini değerlendirdi.

Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişiminin Türkiye’ye pek çok açıdan etkisi olduğunu söyleyen Ünal, dış politikada en çarpıcı örneğin Rusya ile yaşandığını söyledi. Türkiye-Rusya ilişkilerinin 15 Temmuz 2016 öncesinde düşen Rus savaş uçağı nedeniyle zaten gergin olduğunu, Rusya’nın uyguladığı yaptırımların da ciddi bir ekonomik kayıp yarattığını anlatan Ünal, şöyle devam etti:

"Rusya ile ilişkilerin hızla toparlanması 15 Temmuz sonrasında gerçekleşti. Türkiye’nin Suriye politikasındaki olumlu değişiklikler de 15 Temmuz sonrasında gerçekleşmeye başladı. Türkiye, İran ve Rusya arasında başlatılan ve halen devam etmekte olan Astana Süreci’nin 15 Temmuz sonrasında ortaya çıkması tesadüfi değildir. 15 Temmuzsonrası Türkiye-Rusya ilişkilerinde hızlı bir düzelme ve yeniden yapılandırma süreci yaşandı”

MOSKOVA HATTINDA GÜVEN TAZELENDİ

Darbe girişiminin başladığı ilk dakikalardan itibaren ABD’nin saatler boyunca ikircikli bir tavır sergilediğini oysa Rusya’nın hızla Ankara’daki hükümete desteğini açıkladığını belirten Ünal, bu tablonun sonuçlarını şöyle değerlendirdi:

"Rusya’nın darbe girişiminden endişe ettiğini belirtmesi, Ankara-Moskova hattındaki ilişkilerin düzelmesini sağlamakla kalmadı, aynı zamanda yeni dönem ilişkilerinin içeriğini de derinleştirmiş oldu. İki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler yeniden düzelirken, bunlara siyasi ve özellikle askeri boyutların da eklenmiş olması çok önemli bir başlangıç olarak not edilmelidir. S-400 yüksek irtifa hava savunma sistemlerinin alınması, geçtiğimiz günlerde bunların ilk kısımlarının ABD’nin baskı ve tehditlerine rağmen Ankara’ya teslim edilmiş olması da bu sürecin bir parçasıdır.”

Prof. Dr. Ünal, 15 Temmuzda darbeciler başarılı olsalardı Türkiye-Rusya ilişkilerinin belki de bir daha onarılamayacak derecede bozulacağına ve gerginliğin karşılıklı ekonomik yaptırımlarla devam edebileceğine dikkat çekti.

WASHINGTON HATTINDA GÜVEN BUNALIMI YAŞANDI

Darbenin başarılı olması durumunda; Türk dış politikasının ABD güdümüne gireceğini, Suriye’nin üçe bölünerek bir PYD/PKK devletinen ortaya çıkmasına ise itiraz dahi edilemez hale gelineceğini anlatan Ünal, şunları söyledi:

"ABD’nin istediği/desteklediği Büyük Kürdistan projesinin büyük bir kısmının tamamlanması ve Türkiye içerisinden de bir parçanın buraya katılımıyla sonuçlanacak bir sürecin başlaması muhtemel olacaktı. FETÖ’cü darbecilerin eline geçecek bir Türkiye’nin ABD’ye rağmen bugünlerde yaptığı gibi Doğu Akdeniz’deki çıkarlarına sahip çıkacağını beklemek ise çok safdillik olurdu”

FETÖ elebaşı Gülen’in halen ABD’de olmasına ve Türkiye’ye iade talebine olumlu yanıt verilmemesi nedeniyle yaşanan gerginliğe de dikkat çeken Ünal, şöyle devam etti:

"Tüm bu yaşananlar Türkiye’nin ABD’ye bakış açısı üzerinde kalıcı olumsuz etkiler bıraktı. Bu etkilerin kısa zamanda ortadan kalkacağını beklemek aşırı iyimserlik olur. İki ülke arasında 15 Temmuz ve sonrasında yaşananlar ve ABD’nin PYD/PKK’ya silah desteği vermesi bir araya gelince, Ankara-Washington hattında tam bir güven bunalımı yaşanmakta olduğu söylenebilir”

Prof. Dr. Ünal, ABD’nin Suriye’yi PYD ve IŞİD vasıtasıyla üçe bölme girişiminin; Türkiye’nin belirlediği politikanın haklı ve doğru olduğunu gösterdiğini de vurgulayarak, Türkiye’nin IŞİD’e karşı Fırat Kalkanı, PKK/PYD’ye karşı da Afrin operasyonlarını gerçekleştirerek Suriye’deki gidişatın bölünmeye doğru evrilmesini durduracak adımlar attığını belirtti.

AB ile ilişkilerin de 15 Temmuz darbe girişiminden çok önce zaten zayıflamış olduğuna dikkat çeken Ünal, AB’nin Olağanüstü Hal Yönetimi, darbecilerin yargılanması, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) gibi konularda Türkiye’yi eleştiri yağmuruna tutmasının ilişkileri olumsuz etkilediğini anlattı.

Sitemiz yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
YUKARI