"Birileri ekonomik harp mi ilan ediyor?.."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Bize birileri provokatif eylemler mi hazırlıyor, ekonomik harp mi ilan ediyor? Bize ekonomik harp ilan edene karşı bizim de gereğini yapmamız lazım. İşte burada seferberliğe ihtiyacımız var, bunu yapmalıyız, bunu başarmalıyız. Bunu başarmazsak yazık olur. Bir takım çevreler el ele vermiş, ısrarla Türkiye'nin başına kara bulutlar toplamaya çalışıyor. Halbuki Türk ekonomisi bu tür saldırılara karşı şerbetlidir. Bu kur filan, bunların hiçbirisi bizim geleceğimizi belirleyen şeyler değil. Bizim geleceğimizi biz belirleyeceğiz, biz. Onun için de diyorum ki eğer yastık altında hala dövizlerimiz varsa lütfen bu dövizlerimizi biz piyasaya sürelim. Bunları TL'ye bir defa çevirelim. Çünkü bizim ülkemizin gelirini, geleceğini biz Türk lirasıyla belirlemeliyiz. Bunun için de milli seferberlik diyorum ya, işte bu milli seferberliği yapmamız lazım"

18 Haziran 2018 02:28 | Güncelleme :20 Haziran 2018 15:50 | Kategori: Siyaset

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bize birileri provokatif eylemler mi hazırlıyor, ekonomik harp mi ilan ediyor? Bize ekonomik harp ilan edene karşı bizim de gereğini yapmamız lazım. İşte burada seferberliğe ihtiyacımız var, bunu yapmalıyız, bunu başarmalıyız. Bunu başarmazsak yazık olur." dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sheraton Otel'de, Çukurova Bölgesi sanayici ve iş adamlarıyla akşam yemeğinde bir araya geldi. 

Gerçekleştirdikleri mitingde kendilerini bağrına basan Adanalılara şükranlarını sunan Erdoğan, "Her zaman olduğu gibi bugün de 'Allah'ına kurban Adana' diyerek geldik, sağolsun Adana da hep olduğu gibi yine bize kalbini açtı." diye konuştu. 

Erdoğan, AK Parti'yi 17 yıl önce milletle birlikte kurduklarını, milletin de kendilerine yüreğini ve gönlünü açtığını, kendilerinin de milletin hizmetine talip olduklarını söyledi. 

İlk seçimde iktidara geldiklerini ve milletin artan desteğiyle bugüne kadar ulaştıklarını ifade eden Erdoğan, "Türkiye'de bizim yaptığımız reformların kıymetini en iyi Adana takdir eder. Çünkü Adana, sanayinin, tarımın, ticaretin, enerjinin, lojistiğin, kültürel zenginliğin, tarihi birikimin velhasıl ekonominin ve sosyal hayatın tüm unsurlarının bir arada bulunduğu bir şehirdir. Böyle bir şehir için istikrar demek, güven demek, huzur demek, üretim demek her şey demektir." değerlendirmesinde bulundu. 

"Her alanda şaha kaldırmakta kararlıyız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana'nın hükümetin yaptığı tüm yatırımlara rağmen bir süredir durgunlaştığının farkında olduklarını dile getirerek, "Demek ki Adana için daha çok şey yapmalıyız. Adana şaha kalkacak ki bu bölge şaha kalksın. Onunla birlikte Türkiye de şaha kalksın. Yeni dönemde Adana'yı her alanda şaha kaldırmakta kararlıyız. Çukurova gibi dünya çapında bir zenginliğe sahip bir şehre patinaj yaptırmak sadece Adana'ya değil Türkiye'ye de haksızlıktır." dedi. 

Türkiye'de bir dönem sanayi denince ilk olarak Adana'nın akla geldiğini ve eski Türk filmlerinde büyük sanayicilerin hep Adana'dan geldiklerini hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi:

"Hani derler ya 'Adam diksen adam yetişir.' işte öylesine verimli topraklara sahip Adana'nın romanlara, filmlere, şiirlere konu olan bir tarım alt yapısı var. Un var, şeker var, yağ var, aslında helva da var. Şimdi bize düşen bu helvayı yeni katkılarla, yeni tatlarla süsleyip katma değerini artırmaktır. Önümüzdeki dönemde Adana için hayallerimizi inşallah hep birlikte gerçekleştireceğiz. Bu salonda bulunan kardeşlerim bunun aktörleridir. Adana'nın arayış döneminin bittiğine, 24 Haziran'da tercihini yeniden hizmet siyasetinden yana kullanarak şahlanış dönemini başlatacağına ben inanıyorum. Bu konuda en büyük desteği de siz iş dünyamızın kıymetli temsilcilerinden bekliyorum."

AK Parti'nin Türkiye'de demokrasiye ve ekonomiye sınıf atlatmış bir parti olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin 16 yılda 3,5 kat nasıl büyüdüğünün en yakın şahitleri sizlersiniz. Bu süreçte yaşadığımız tüm sıkıntıları ve bunları nasıl aştığımızı en iyi sizler biliyorsunuz. Bugünlerde ekonomimizle ilgili bir takım tezviratlar yapılıyor. Kimi ülkemizde olan, kimi dışarıda mukim bir takım çevreler el ele vermiş, ısrarla Türkiye'nin başına kara bulutlar toplamaya çalışıyor. Halbuki Türk ekonomisi bu tür saldırılara karşı şerbetlidir. Bizi ne Moody's, ne de Standard&Poor's bunların hiçbirisi ilgilendirmez. Bunların hepsi bu tür kararlarını verirken bir defa siyasi veriyor, bir yerlerden aldıkları talimatlarla açıklama yapıyor."

"Milli seferberliği yapmamız lazım"

"Bizi bizden daha iyi kim bilir, biz biliriz." diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Türkiye'de yatırımlar mı durdu? Türkiye'de ticari hayat mı durdu? Neymiş? Kur. Ben bazen söylüyorum, çok açık net söylüyorum, arkadaşlar bu kur filan bunların hiçbirisi bizim geleceğimizi belirleyen şeyler değil. Bizim geleceğimizi biz belirleyeceğiz, biz. Onun için de diyorum ki eğer yastık altında hala dövizlerimiz varsa lütfen bu dövizlerimizi biz piyasaya sürelim. Bunları TL'ye bir defa çevirelim. Çünkü bizim ülkemizin gelirini, geleceğini biz Türk lirasıyla belirlemeliyiz. Bunun için de milli seferberlik diyorum ya işte bu milli seferberliği yapmamız lazım. Bize birileri provokatif eylemler mi hazırlıyor, ekonomik harp mi ilan ediyor? Bize ekonomik harp ilan edene karşı bizim de gereğini yapmamız lazım. İşte burada seferberliğe ihtiyacımız var, bunu yapmalıyız, bunu başarmalıyız. Bunu başarmazsak yazık olur." 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz 2002'den bugüne ekonomiyi öyle bir yapıya kavuşturduk ki bu tarz sarsıntılar ülkemize vız gelir. Afedersiniz birin yanına 6 sıfırı koyanların kimler olduğunu bilmiyor musunuz? 6 sıfır koydular, bir milyona tuvalete gidiyorduk, hatırlayın o günleri. Ne oldu? Biz geldik bu sıfırların tamamını attık bir liraya düştü. Bizim kaderimizi beşer planında söylüyorum biz belirleriz, bunu ne Hans'a ne George'a ne şuna ne buna asla bırakamayız." dedi. 

"Yüksek faizle ülkemizi ayağa kaldıramayız"

Türkiye'ye yönelik ekonomik saldırıların döviz ve faiz gibi makro dengeler üzerinden yapıldığına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Şu 24'ünü hayırlısıyla atlatalım. 24'ünde siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle, şunla bunla nasıl uğraşılır göreceksiniz. Bu toplantıda açıkça söylüyorum yüksek faizle biz ülkemizi ayağa kaldıramayız. Biz eğer yatırımcıyı güçlü kılacaksak burada düşük faizle bu adımı atmak zorundayız. Çünkü girişimci yüksek faizle neyin yatırımını yapacak? 'Efendim işte bankalar da kazanacak.' Tamam da elin bankaları kazanmıyor mu?

Japonya eksi faizle çalışıyor. Amerika'ya geliyorsun ikilerde, bilemedin üçte. Avrupa ikilerde. İsrail sıfır-bir buralarda. Onların bankaları böyle çalışıyor da bize ne oluyor? Şu anda 20'lerde, 25'lere kadar çıkıyor. Faizin böyle olduğu bir ülkede siz yatırım yapabilir misiniz? Arkadaşlar bunu değiştireceğiz, bu işin lamı cimi yok. Bir anda üç puan, arkadan bir buçuk puan daha. Şimdi bazıları diyor ki 'Başkanım tam seçim arifesinde bunları kullanmayın, konuşmayın.' Neyi konuşmayacağım? Hakikat neyse, doğru neyse biz bunu konuşacağız. Doğruyu, hakikati konuşacağız ki sonunda ulaşmak istediğimiz yere ulaşalım."

Sitemiz yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
YUKARI