"Çatışma istemiyorum ama bazen zorunda kalırsınız"

ABD Başkanı Trump geçtiğimiz hafta sonu Suudi Arabistan'daki petrol tesislerine yönelik saldırıdan "İran'ın sorumlu gibi göründüğünü" söyledi ancak buna bir karşılık verme konusunda acele etmeyeceklerini, saldırıların arkasında kimin olduğunun belirlenmesine yönelik çabaların sürdüğünü vurguladı. Trump "Çatışmaya girmek istemiyorum ama bazen zorunda kalırsınız" ifadesini de kullandı.

17 Eylül 2019 08:10 | Kategori: Dünya

Beyaz Saray’da Bahreyn Veliaht Prensi Selman Bin Hamad El Halide ile bir araya gelen Başkan Trump basın mensuplarının Suudi Arabistan’daki petrol sahalarına yönelik saldırılar ve İran’ın olası rolü konusunda yönelttiği soruları yanıtladı. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Enerji Bakanı Rick Perry saldırılardan Tahran’ı sorumlu tutmuş, İran ise iddiayı reddetmişti.

Daha önce "Ateşe hazırız” diyen Başkan Trump, Bahreyn Veliaht Prensi ile yaptığı görüşme sırasında Oval Ofis’te yaptığı açıklamalarda daha temkinli konuştu. Suudi Arabistan’daki petrol tesislerini hedef alan saldırılara ABD’nin karşılık verme konusunda çok seçeneğinin olduğunu söyledi ancak olası seçenekler konusunda ayrıntı vermedi.

"Saldırının arkasında İran var gibi görünüyor"

Trump saldırıların arkasında İran’ın sorumlu olduğuna ilişkin izleniminin güçlü olduğunun mesajını verdi. "Öyle görünüyor. Çok sağlam çalışmalar yapıyoruz ama şu anda o şekilde görünüyor. Kesin olarak belirlediğimizde size haber vereceğiz” şeklinde konuştu. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun önümüzdeki günlerde bir heyetle birlikte Suudi Arabistan’a gideceğini açıkladı.

Başkan Trump saldırılardan kimin sorumlu olduğuna ilişkin nihai bir sonucun henüz olmadığını vurguladı, gazetecilerden gelen bir soru üzerine de ABD’nin bir saldırı olması halinde Riyad’a koruma vaadinde bulunmadığını ancak yardımcı olabileceğini belirtti. Trump İran’la olası bir çatışma konusunda temkinli konuştu, "Kimseyle savaş istemiyorum. Kesinlikle bundan kaçınmak istiyoruz” dedi.

Başkan Trump, Suudi Arabistan’daki petrol sahalarına yönelik saldırıda İran’ın olası rolüne ilişkin daha temkinli ifadeler kullansa da dikkat çekici bir açıklaması daha oldu. Trump Oval Ofis’teki açıklamasında İran’la savaş istemediğini ancak hiç olmadığı kadar hazır olduğunu da ifade etti. Trump "Çatışmaya girmek istemiyorum ama bazen zorunda kalırsınız” ifadelerini de kullandı.

New York’ta yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile olası bir görüşme konusunda da "Planlanan bir görüşme yok. Görüşmek istediklerini biliyorum. Ülke olarak pek iyi durumda olmadıklarını biliyorum” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan Birleşmiş Milletler dahil olmak üzere petrol tesislerine yönelik saldırıların araştırılması için uluslararası uzmanların davet edileceğini açıkladı. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ilk bulgulara göre saldırıda İran silahlarının kullanıldığı iddia edildi, "Krallık topraklarını ve halkını savunup bu saldırılara güçlü bir şekilde karşılık verme kapasitesine sahiptir” denildi.

Trump’tan "petrol fiyatlarındaki artış sorun değil” mesajı

Petrol tesislerine yönelik saldırılar dünyanın en büyük ham petrol işleme tesisindeki operasyonu olumsuz etkiledi. Saldırılar yüzünden Suudi Arabistan’ın petrol üretim kapasitesinin yarısı darbe aldı. Saldırıların ardından petrol fiyatlarında Pazartesi günü yüzde 12 oranında artış gözlendi.

Suudi petrol şirketi Aramco’nun saldırının ardından normal petrol üretim hacmine tam olarak ulaşmasının aylar alabileceği belirtiliyor.

Başkan Trump ise saldırıların ardından petrol fiyatlarında gözlemlenen artış için "Çok fazla yükselmedi. Büyük stratejik petrol rezervlerimiz mevcut. Bunun bir kısmını serbest bırakabiliriz, petrol konusunda bir nebze cömert olabiliriz. Bu durumda fiyatlar düşecektir. Sorun değil” ifadelerini kullandı.

ABD Savunma Bakanı Mark Esper da Pazartesi günü Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile yaptığı telefon görüşmesinde Suudi haber ajansına göre Amerika’nın tüm olası seçenekleri değerlendirdiği mesajını verdi, ABD’nin Suudi Arabistan’a desteğinin altını çizdi.

"Savaş ilanı yetkisi Başkan’da değil Kongre’de”

Suudi Arabistan’ın petrol sahalarına yönelik saldırılar ABD Kongresi’nde de tartışma yarattı. Kongre üyeleri Suudi Arabistan’ın petrol tesislerine yönelik saldırının ardından İran’a yüklendi ancak saldırının arkasında tam olarak kimin olduğuna ilişkin net bir tablo ortaya çıkmadan ABD’nin olası askeri bir hamlesi konusunda tereddüt dile getirdiler.

Senato Dış İlişkiler Komisyonu’nun Cumhuriyetçi Başkanı Jim Risch yaptığı yazılı açıklamada "İran diplomasiye şiddetle karşılık vermeye ve rejim uluslararası toplumun sorumlu bir üyesi olarak davranmayı reddediyor” ifadelerini kullandı.

Çok sayıda Kongre üyesi savaş ilanı yetkisinin ABD Başkanı’nda değil ABD Kongresi’nde olduğunu vurguladı, İran’a yönelik acele bir şekilde askeri harekat olasılığına karşı da uyarıda bulundu.

Yemen savaşı konusunda Suudi Arabistan’a yönelik eleştirileriyle bilinen Senato Dış İlişkiler Komisyonu’ndan Demokrat Partili üye Senatör Chris Murphy de Amerika’nın Riyad ile savunma antlaşmasının olmadığına dikkat çekerek "ABD Ortadoğu’da Suudi Arabistan ve İran’ın gücüyle alakalı bir çatışmaya neden sürüklensin?” ifadelerini kullandı.

CNN televizyonunun yayını katılan Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul de İran’a yönelik bir saldırının savaşın gereksiz şekilde tırmandırılması anlamına geleceği uyarısında bulundu.

"Saldırının kaynağını gösteren çok sağlam kanıtlar var"

ABD Kongre üyelerine Suudi petrol tesislerine yönelik saldırıya ilişkin gizli bir brifing verileceği belirtilmişti. ABD basınına yansıyan bazı haberlerde, Amerika'nın elindeki istihbaratın Suudi petrol tesislerine yönelik saldırının kaynağı konusunda İran'ı işaret ettiği belirtiliyor.

NBC'nin haberine göre, Kongre'den bir kaynak saldırının ayrıntılarına hakim olan Demokratların saldırının İran tarafından gerçekleştirildiğine itiraz etmediklerini söyledi. NBC'ye konuşan 3 ABD'li yetkili saldırının kaynağını gösteren son derece sağlam kanıtların olduğunu vurguladı.

Ruhani: "Yemen halkı meşru müdafaa hakkını kullanıyor”

Yemen’de Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyona karşı savaşan İran destekli Husiler Suudi petrol şirketi Aramco’nun işlettiği petrol tesislerine yönelik saldırıları üstlendi.

İranlı yetkililer uzun bir süredir Tahran’ın petrol ihracatının engellenmesi halinde diğer ülkelerin de petrol satamayacağına ilişkin üstü kapalı bazı tehditlerde bulunmuştu. Ancak Tahran daha önce Husilerin üstlendiği Körfez’deki petrol saldırıları gibi saldırılarda rolü bulunduğu iddialarını bugüne kadar reddetti.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Suudi Arabistan’ın petrol sahalarına yönelik saldırıyı Yemen halkının verdiği bir karşılık olarak değerlendirdi.

Ankara’da Rusya Devlet Başkanı Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelen Ruhani 3 liderin düzenlediği basın toplantısında "Yemen halkı meşru müdafaa hakkını kullanıyor” diye konuştu.

Washington’un İran’ı suçlamasının ardından İran Devrim Muhafızları komutanı ABD üslerinin ve uçak gemilerinin İran füzelerinin menzilinde olduğunu söyledi. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu da Suudi Arabistan petrol tesislerine yönelik saldırı sonrası ABD ve İran arasında yaşanabilecek olası bir gerilim ihtimaline hazırlıklı olduğunu belirtti.

İngiltere de Suudi Arabistan’ın petrol tesislerine yönelik saldırıya en kapsamlı ve etkili şekilde karşılık vermek üzere uluslararası ortaklarıyla birlikte çalışacağının mesajını verdi. İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab Twitter’dan paylaştığı mesajda Suudi, Alman, Fransız ve Amerikalı mevkidaşlarıyla konuştuğunu ifade etti.

Rusya ve Çin de saldırıyla ilgili olarak hemen bir sonuca varmanın yanlış olacağı konusunda uyarıda bulundu.

Sitemiz yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
YUKARI