ABD'den Filistin ve Suriye Mesajları

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Biden yönetiminin Filistinliler'le ilişkileri derinleştirme çabalarının bir parçası olarak ABD Konsolosluğu'nu Kudüs'te yeniden açmak için çalışmalarını hızlandırmayı planladığını söyledi.

14 Ekim 2021 10:10 | Kategori: ABD

Blinken, 2018'de Başkan Joe Biden'in, selefi Donald Trump kapatmadan önce, Filistinliler’e diplomatik erişim noktası olan konsolosluğun yeniden kurulması için harekete geçme taahhüdünü yineledi.

İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah Bin Zayed El Nahyan ile Washington'da düzenlediği basın toplantısında konuşan Blinken, İsrail'in yeni çok partili hükümetinin karşı çıktığı açılış için tarih belirtmedi.

Blinken Dışişleri Bakanlığı'ndaki basın toplantısında, "Filistinliler’le olan bağları derinleştirmenin bir parçası olarak bir konsolosluk açma süreciyle ilerleyeceğiz" dedi.

Biden yönetimi, Filistinliler’le Trump döneminde hasar gören ilişkileri, onarmaya çalışıyor.

Ancak bugünkü üçlü toplantı, Biden yönetiminin Trump için diplomatik bir başarı olarak görülen, İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi Arap ülkeleriyle imzalanan ve Abraham (İbrahim) Anlaşmaları olarak kayıtlara geçen normalleşme sürecini benimsediğinin işareti olarak yorumlanıyor.

Trump, 2018’de konsolosluğu, Tel Aviv'den Kudüs'e taşınan ABD Büyükelçiliği'ne dahil etmişti. Bu adımlar İsrail tarafından memnuniyetle karşılanırken, Filistinliler’in tepkisini çekmişti.

Biden yönetimi ise, büyükelçiliği yerinde bırakırken konsolosluğu yeniden açacağını söylüyor. İsrail tüm Kudüs'ü başkenti olarak görüyor. Filistinliler ise İsrail'in 1967 savaşında Batı Şeria ve Gazze Şeridi ile birlikte ele geçirdiği Doğu Kudüs'ün, gelecekteki devletlerinin başkenti olmasını istiyor.

BAE, uzun yıllardır devam eden düşmanlığın ardından İsrail ile ilişkileri normalleştirmek için geçen yılın sonlarında harekete geçen dört Arap ülkesinden ilkiydi. Kısa süre sonra Bahreyn, Sudan ve Fas da BAE’yi izledi.

Filistinli yetkililer, bir Filistin devletinin kurulması yönünde ilerleme talep etmeden İsrail ile anlaşmaya vardıkları için Arap kardeşleri tarafından ihanete uğramış hissettiklerini söylüyor.

Biden yönetimi yetkilileri, Abraham Anlaşmaları’nın İsrailliler ve Filistinliler arasında iki devletli bir çözümün yerini tutamayacağını söylemişlerdi.

Ancak Amerikalı yetkililer koşulların, 2014'te çöken İsrail-Filistin barış görüşmelerinin yeniden başlaması için baskı yapmaya uygun olmadığı görüşünde. Washington, İsrail'in kırılgan koalisyonunu istikrarsızlaştırabilecek bir konuda herhangi bir adım atmakta isteksiz görünüyor.

Arap ülkelerine Suriye ve Esat mesajı

Öte yandan Dışişleri Bakanı Antony Blinken aynı toplantıda, ABD'nin Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat ile ilişkileri normalleştirme veya Suriye'de siyasi bir çözüme yönelik geri dönüşü olmayan bir ilerleme sağlanana kadar Esat’a itibarını iade etmeye yönelik çabaların hiçbirini destekleme niyetinde olmadığını söyledi.

Blinken'ın açıklamaları, Ortadoğu'da, ekonomik ve diplomatik ilişkileri canlandırarak Esat'a ikinci bir şans vermek isteyen ABD'nin Arap müttefiklerine bir yanıt niteliğindeydi.

ABD'nin sadık bir müttefiki olan Ürdün, Eylül ayı sonlarında, Suriye ile olan ana sınır kapısını tamamen yeniden açtı. Ürdün’ün amacı zor durumdaki ekonomiyi desteklemek ve Arap devletlerinin, iç savaş nedeniyle dışladıkları Suriye ile yeniden entegre olma yönündeki baskısını güçlendirmek.

Mısır medyasına göre, Mısır ve Suriye dışişleri bakanları geçen ay New York'taki BM Genel Kurulu'nun oturum aralarında biraraya gelirken, Ürdün Kralı Abdullah da on yıldır ilk defa bu ay Esat ile konuştu.

Blinken "Yapmadığımız ve yapmayı düşünmediğimiz şey, ilişkileri normalleştirme veya Esat'a itibarını iade etme çabalarına desteğimizi ifade etmek veya Suriye'ye yönelik yaptırımları kaldırmak veya Suriye'nin yeniden inşasına karşı tutumumuzu değiştirmek’’ dedi. Blinken, ABD’nin tutumunun, Suriye’de siyasi bir çözüme doğru, geri dönüşü olmayan bir ilerleme sağlanana kadar süreceğine dikkat çekti

ABD, 2012'den bu yana Suriye'deki diplomatik varlığını askıya almış durumda.

Blinken ayrıca, Başkan Joe Biden'ın 20 Ocak'ta göreve başlamasından bu yana dokuz ay içinde Washington'un, Suriye'ye insani yardım erişimini genişletmeye, IŞİD'e karşı kampanyayı sürdürmeye ve Esat hükümetinin hesap vermesi için çalışmaya odaklandığını söyledi.

Blinken, "Önümüzdeki dönemde, şiddeti azaltmak insani yardımları arttırmak ve askeri çabalarımızı bize veya ortaklarımıza tehdit oluşturan herhangi bir terörist gruba odaklamak, bizim için kritik olacak’’ diye konuştu.

Ancak analistler, Washington'un büyük ölçüde Çin'e karşı koymaya odaklandığı için Suriye'nin Biden yönetimi için bir dış politika önceliği olmadığını belirtiyor. Yönetim, Esat üzerindeki baskıyı arttırmak amacıyla geçen yıl yürürlüğe giren yasa kapsamında henüz yaptırım uygulamadı.

Sitemiz yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
YUKARI