Başkent'te üçlü İdlib zirvesi

Türkiye, İran ve Rusya cumhurbaşkanları Pazartesi günü Ankara'da biraraya gelerek Suriye'yi ve İdlib'de isyancıların elinde bulunan son kaleyi konuşacak. Suriye rejim güçleri İdlib'i ele geçirme tehdidinde bulunurken Ankara, bölgede bir insanlık felaketi yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.

14 Eylül 2019 08:55 | Kategori: Dış Politika

Üçlü zirve toplantısı, Suriye'deki iç savaşı sona erdirmek amacıyla oluşturulan Astana Süreci'nin himayesinde yapılıyor.

Suriye rejim güçlerinin son birkaç haftadır İdlib'deki isyancıları vurmaya başlaması üzerine bölgede yaşayan tahmini üç milyon kişi, Türkiye sınırına doğru kaçmaya başladı.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin'i ağırlayacak olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gündemindeki en öncelikli meselenin İdlib'de olası bir insani krizi önlemek olacağı tahmin ediliyor.

Yeditepe Üniversitesi'nden Profesör Mesut Caşın, İdlib'de durumun çok kritik olduğunu söylüyor. Uzman, ”Bölgede yarım milyon insanın Türkiye sınırına on kilometre uzaklıkta olduğu bilgisi geliyor. Bu durum kabul edilemez,” diyor.

İdlib'de Suriyeli mültecilerin çoğu, Türkiye sınırı yakınında geçici kamplar kurdu. Geçtiğimiz hafta sonbaharın ilk fırtınasının yaşandığı bölgeyi sel felaketi vurmuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık dört milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye'nin daha fazla mülteci kabul edemeyeceği uyarısında bulunuyor.

Suriyeli mültecilerin varlığı nedeniyle Türk kamuoyundaki rahatsızlığın giderek artması üzerine yetkililer, ülkedeki büyük kentlerde yaşayan kayıtsız göçmenleri toplamaya başladı. Türkiye ayrıca kısa süre önce İdlib yakınında sınıra inşa edilen duvarın bazı bölümlerini güçlendiriyor.

Erdoğan'ın İdlib kaynaklı yeni bir göçmen akınını engellemek için Pazartesi günü yapılacak zirve toplantısında Putin'den destek alma arayışı içine girmesi bekleniyor. Bazı uzmanlar, İdlib'den kaçan ve sığınacak yer arayan göçmen sayısının bir milyon civarında olabileceği görüşünde.

İdlib'de çok sayıda kişinin Esat'tan kaçtığını ve ne Esat ne de rejimiyle uzlaşıya varmaya hazır olduğunu kaydeden eski Erbil başkonsolosu Aydın Selcen, bu kişilerin tek seçeneğinin Türkiye'ye gitmek olduğunu söylüyor.

Rusya ve Türkiye, Suriye'deki savaşta rakip taraflara destek verse de iki ülke lideri, daha kapsamlı bir yakınlaşma sağlamanın parçası olarak Suriye meselesi üzerinde işbirliği yapıyor. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib meselesini ele almak üzere ay başında Putin'i Moskova'da ziyaret etmişti.

Ancak kimilerine göre Putin, Pazartesi günkü zirvede Erdoğan'ı hayal kırıklığına uğratacak.

Aydın Selcen, bu konuda, ”Ankara'daki Astana Zirvesi, İdlib'de yaşanacakları sadece erteleyecek. İdlib, Suriye devletinin ve Beşat Esat rejiminin parçası olacak” ifadelerini kullanıyor.

Suriye ordusunun Türk ordusunu Suriye'den çıkaracak gücü olmadığını belirten Selcen, ”Ancak Suriye'yi Rusya da destekliyor. Son hamle yaklaşıyor. Rusya ve Amerika dahil tüm taraflar bir sonraki aşamaya geçmeyi arzu ediyor. Bu aşama, Suriye'de yeni anayasayı yazmak,” diyor.

Putin ve Erdoğan geçen yıl Suriye ordusunun İdlib'e yönelik operasyonunu engelleyen bir anlaşmaya varmıştı. Ancak Moskova ve Ankara, İdlib'deki hangi isyancı grupların terörist olarak nitelenmesi gerektiği konusunda anlaşmazlık yaşıyor. Rus yetkililer, Türk güçleri İdlib'deki radikal gruplara silah bıraktırmayı ve isyancı grupların Rusya'nın Suriye'deki üslerine saldırmasını engellemeyi başaramamakla suçluyor.

Danışmanlık firması Global Source Partners'dan uzman Atilla Yeşilada, Moskova ve Şam'da sabrın sonuna gelindiği uyarısında bulunuyor.

”Astana Zirvesi'nden Erdoğan'ın İdlib'i elinde tutması, bölgenin kuzey kesimindeyse Suriye yerleşim birimleri kurulması gibi bir sonuç çıkması umudu çok düşük” diyen Yeşilada, Türkiye'nin İdlib'de yenilgiye uğradığı ve sessizce ortalıktan çekileceğini düşünmenin hata olacağının altını çiziyor. Yeşilada, ”Erdoğan'ın elinde tek seçenek kalacak, o da her ne pahasına olursa olsun İdlib'i savunmak için Rusya'yla ilişkiyi bitirmeyi göze almak” şeklinde konuşuyor.

Askeri varlığını güçlendiren ve İdlib çapında güvenlik önlemlerini arttıran Türkiye'nin bu hamleleri, Türk ve Suriye güçleri arasında çatışma çıkması tehdidini de beraberinde getiriyor.

Sitemiz yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
YUKARI