Başörtü tartışması Fransa'yı böldü...

Fransız toplumu bir haftadır yükselen bir türban tartışmasıyla adeta ikiye bölündü. Türbanlı bir genç annenin okul gezisi kapsamında, Bölge Konseyi toplantısına türbanıyla katıldığını gören aşırı sağcı yöneticilerin türbanını çıkarmasını istemesiyle başlayan tartışma ülke genelinde toplumun tüm kesimlerini bölen bir polemiğe dönüştü. Bölünme hükümete kadar yükselince tartışmalara Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron müdahale etti. Türbanlı anne ise, "kendisine toplu şiddet uygulandığı ve ayrımcılık yapıldığı" iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

20 Ekim 2019 06:34 | Kategori: Dünya

Bir polis memurunun kendi bürosunda 4 çalışma arkadaşını bıçaklayarak öldürdüğü terör saldırısından hemen sonra meydana gelen ‘türban kavgası’ Fransız toplumunda bir haftadır artarak devam eden bir polemiğe yol açtı. Dijon kentinde, geçtiğimiz Cuma günü, Bourgogne-Franche-Comte bölge konseyi toplantısına düzenlenen sınıf gezisine eşlik eden bir türbanlı anne, aşırı sağcı Ulusal Bütünleşme (RN) partisi Bölge Meclisi Başkanı Julien Odoul’un tepkisiyle karşılaştı.

Oğlunun da aralarında bulunduğu sınıfa eşlik ederek toplantıya katılan türbanlı kadını gören Odoul, toplantıyı keserek, genç annenin toplantıyı izlemeye devam edebilmesi için "cumhuriyet değerlerine aykırı olan türbanını çıkarması gerektiğini" söyledi.

Odoul bu talebini Twitter hesabından, "Cumhuriyet ve laiklik değerlerimiz adına, oturumu yöneten Marie Guite Dufay’den okul gezisine eşlik eden veliden türbanını çıkartmasını istemesini söyledim. Öldürülen 4 polisimizin ardından yapılan bu komünotarist provokasyonu hoş göremeyiz" sözleriyle kamuoyu ile de paylaştı. Ancak oturum başkanının türbanlı kadının salonda bulunmasının yasalara aykırı olmadığını belirtmesi üzerine RN’li belediye meclisi üyeleri salonu terk etti. Türbanlı kadının tartışmadan etkilenen 11 yaşındaki oğlu ağlayarak annesine sarıldı.

Oğlunu teselli etmeye çalışan annenin resmi ertesi gün sosyal medya ve tüm gazete ve televizyonlarda yer alınca, tartışma alevlendi. Bir hafta boyunca süren tartışmalarda toplum, aydınlar, medya, Meclis, siyasi partiler, hatta iktidar partileri ikiye bölündü. Tartışmaya Milli Eğitim Bakanı Jean-Michel Blanquer de katılarak, "Türbanın Fransız toplumunun geleceğinde yeri olmadığını" söyledi. Blanquer’e yanıt Hükümet sözcüsü Sybeth Ndiaye’den geldi. Ndiaye "Bir annenin okul gezisine katılmasının kendisini rahatsız etmediğini" söyledi.

Bu sırada, RN milletvekilleri "Okul gezilerine türbanlı annelerin refakat etmesini yasaklayan" bir yasa teklifi verdi. Ancak teklife hükümetten ya da muhalefet partilerinden henüz bir destek gelmedi.

Yüzde 61 türbana karşı

BFM TV tarafından yapılan bir ankette, Fransızlar'ın yüzde 61’i, okul gezilerine türbanlı annelerin eşlik etmesine ‘karşı olduklarını’ açıkladı. Katılanların yüzde 55’i ise, ‘böyle bir ortamda, farklı kültürlerle birlikte yaşamaktan dolayı mutsuz olduğunu’ dile getirdi.

Tartışmanın hükümetin iki önemli bakanını karşı karşıya getirmesi üzerine, pek çok iktidar milletvekili, Macron’u açıklama yapmaya davet etti. Tüm gözlerin çevrildiği Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron sonunda sessizliğini bozarak, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Toulouse kentinde düzenlediği ortak basın toplantısında konuya ilişkin soruyu yanıtladı.

Macron, "Konuları birbirine karıştırmak ve toplumumuzun bir bölümünü hedef göstermek sorumsuzluktur. Gelin bir blok oluşturalım ve öncelikle toplumumuzdaki her türlü radikalleşmeyle savaşma konusunda bölünmeyelim. Cumhuriyetin her yerde olması için çalışalım" dedi. Sık sık İslam ile terörle mücadele arasında ‘ölümcül bir kısayol’ seçilmesinden rahatsız olduğunu dile getiren Macron, "komünotarizm ile amansız bir mücadele vermeliyiz, ancak yurttaşlarımızı da hedef göstermemeliyiz" dedi.

Türbanlı anneden suç duyurusu

Macron’un açıklamasından sonra, genç kadının avukatları, RN’li iki yerel yönetici hakkında, "bilinçli ve grup halinde sözlü şiddet uygulamak ve ayrımcılık" iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

Genç annenin avukatı Sana Ben Hadj, "Müvekkilim hakarete uğradı, görüntüleri her yerde yayınlandı, yaşananlardan çok etkilendi. Bütün bunlara şahit olan oğlu ise psikolog yardımı almaya başladı. Bu bir laiklik sorunu değil, ırkçılık sorunudur. Müslümanları cumhuriyetten dışlama girişimidir, Eğer benim müvekkilim olmasaydı, bu okul gezisi gerçekleşemeyecekti. Ondan başka gönüllü ebeveyn yoktu" dedi.

Fransa İslam Komitesi CCIF’e söyleşi veren türbanlı anne ise, "Bugün cumhuriyetle ilgili olumsuz bir düşünce içindeyim" diye konuştu.

Danıştay görüşü

Bu tartışmalarla ilgili 2013 yılında görüş belirten Danıştay, ‘okul gezilerine eşlik eden kişilerin kamu görevlisi sayılamayacağı, dolayısıyla, eğitim görevlilerinden beklenen dini tarafsızlığı göstermek zorunda olmadıkları’ yönünde görüş belirtmişti.

Macron eleştirilere öfkelendi

Fransız medyası, Macron’un ‘bu konuyu her fırsatta kullanan aşırı sağ politikacılar ile kendisini politik İslam konusunda çok geç bilinçlenmekle suçlayan eski bakan sağcı politikacı Xavier Bertrand’ın eleştirilerine öfkelendiğini’ dile getirdi. Macron’un kendi partisinden de, bu konudaki pozisyonunu netleştirmesi için "Fransa İslamı konusunda büyük bir konuşma yapmasını" bekleyen milletvekillerine de sinirlendiği belirtiliyor.

Macron’un, bu beklentideki kendi partisinden milletvekillerine, "Bu aşamada böyle bir konuşma olmayacak. Bu konuda her şey yeterince söylendi. Yeniden yeniden bunu söylemeye gerek yok. Üç önemli noktada zaten çalışma başlatıldı. Radikalleşme ile mücadele, komünotarizm ile mücadele ve Fransız İslamı’nın yeniden yapılandırılması" yanıtını verdiği belirtildi.

Ancak LAREM milletvekilleri bu yanıttan tatmin olmuşa benzemiyor. Le Figaro gazetesine konuşan Macron’a yakın isimler, "Bu konuda konuşmamazlık edemez. Bu konuda kesinlikle doğru seçilmiş sözcüklere ihtiyaç var. Belki de bu sözcükler henüz bulunamadı" dedi.

Sitemiz yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
YUKARI