İtalya'da Cumhurbaşkanı Mattarella devrede!..

Birbiri üzerine hükümet krizi ile çalkalanan İtalya'da bundan 14 ay önce popülist Beş Yıldız Hareketi (M5S) ile aşırı sağ Ligue arasında kurulan koalisyon hükümeti, Başbakan Guiseppe Conte'nin dün istifa etmesiyle son buldu. Ülkenin sonbaharda yeniden erken seçimlere gitmemesi için, gözler tüm parti temsilcileri ile danışma toplantıları yapan Cumhurbaşkanı Sergio Matteralla'da.

22 Ağustos 2019 08:18 | Güncelleme :22 Ağustos 2019 09:02 | Kategori: Dünya

İtalya, aşırı sağcı lider Matteo Salvini'nin kendi mensubu olduğu hükümeti devirmesinin ardından G7 zirvesine bir kaç gün kala, yeniden derin bir politik krizin içine girdi.

Salvini, 8 Ağustos'ta taktiksel bir adım atarak, oylarının en yüksek olduğu dönemde tek başına iktidara gelebilmek için Beş Yıldız Hareketi (M5S) ile kurduğu hükümete son vermek istediğini duyurdu. Başbakan Guiseppe Conte, 20 Ağustos'ta Salvini'yi"Kendi çıkarlarını ülkesinin çıkarları önünde tutmakla” suçlayarak istifa etti.

Şimdi ülkedeki sol ve liberal partiler, Avrupa karşıtı Salvini'nin partisi Ligue'in tek başına iktidara gelmemesi için çözüm arıyor.

Kararı ise, ülkesi için bir çözüm arayan Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella verecek.

Matttarella, Quirinal Sarayı'nda, önce Senato, Meclis Başkanları ve grup temsilcileriyle, Perşembe günü de, seçimlerde en yüksek oyu alan M5S'den başlayarak siyasi parti temsilcileriyle görüşecek.

Mattarella, Conte'den yeni bir hükümet oluşturulana kadar görevi devam ettirmesini istedi. Bu durumda 24 Ağustos'ta Fransa'nın Biarritz kentinde başlayacak G7 zirvesinde İtalya'yı Guiseppe Conte'nin temsil etmesi bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Mattarella ise, yeni hükümet kurmak için ülkedeki politik partilerle görüşmelere başladı. İtalya'nın erken seçime gitmeden yeni bir hükümet oluşturabilmesi için 4 büyük senaryo konuşuluyor.

1. Senaryo - Demokrat Parti ve M5S koalisyonu: Krizden çıkışın ilk yolu, eğer koalisyon kurma konusunda anlaşırlarsa sistem karşıtı popülist Beş Yıldız Hareketi (M5S) ve merkez sol Demokrat Parti (PD) arasındaki anlaşma sayesinde olabilir. Bugüne kadar birbirine sert muhalefet eden iki düşman parti arasındaki görüşmeler hız kazandı.

Daha Başbakan Conte istifa etmeden önce, eski Başbakan Matteo Renzi tarafından PD-M5S koalisyonu ihtimali ortaya atıldı. Renzi, M5S için son derece önemli olan parlamenter sayısında 345 civarında azaltma yaparak 600'e düşürme ve bütçede katma değer vergilerinin otomatik olarak artmasını engelleyecek hükümler getirme gibi ortak hedefler etrafında birleşecek bir koalisyon oluşturabileceklerini söyledi.

Son seçimlerde yüzde 32 oy alan M5S ise, kendilerinin son seçimlerde ülkenin birinci partisi olduğunu hatırlatarak, Cumhurbaşkanı'nın temasları sona ermeden PD'nin önerisine yanıt vermek istemediklerini dile getirdi.

Ancak güç dengesi seçimlerden bu yana değişti ve seçimlerde yüzde 17 oy alan Salvini'nin partisi Ligue'in oyları yüzde 36-38 civarına yükseldi. M5S'in oyları ise yüzde 16-17 civarına geriledi.

Salvini, Cumhurbaşkanı ile görüşmesinde ülkeyi seçime götürmesini isteyecek.

PD Genel Başkanı Nicola Zingaretti, Çarşamba günü, M5S'e resmen koalisyon önerisi getirdi. Ancak bunun için göçmen politikasında radikal değişikliğe gitmek ve Avrupa Birliği'ni desteklemek gibi şartların da içinde olduğu 5 şart öne sürdü. Üstelik, Conte'nin Salvini karşısında göçmen politikaları konusunda fazlaca taviz verdiği için bu yeni hükümetin başına geçemeyeceğini de belirtti.

Bu koalisyon senaryosunun hayata geçirilmesinin son derece güç olduğu dile getiriliyor. Zira, M5S lideri Luigi Di Maio ve Zingaretti'nin en büyük korkusu, politikada geri planda durma sözü veren Renzi'ye iktidarı altın tepsi ile sunmak. PD içinde güçlü desteği olan Renzi ise, partiden ayrılarak "Action civile" adlı hareketi kurmayı planladığını açıkladı bile.

2. Senaryo- AB'yi destekleyen "Ursula" koalisyonu: Bu fikir AB eski Komisyon Başkanı ve İtalya'da halen sözü dinlenen bir politikacı olan Romano Prodi'den geldi. Prodi, AB yanlısı sağ ve sol partilerin bir araya gelerek, Almanya'daki büyük koalisyonlar benzeri, bir program etrafında geniş bir koalisyon oluşturmasını önerdi. Proje'nin adı, AB'nin yeni Komisyon Başkanı Ursula Von der Leyen'den geliyor.

Bu koalisyona Silvio Berlusconi'nin partisi merkez sağ Forza İtalia mensubu, Avrupa Parlamentosu (AP) eski Başkanı Antonio Tajani'nin katılması da düşünülüyor. Ama Tajani, "İtalya'daki durum ile Brüksel'dekinin son derece farklı olduğunu" belirterek bu koalisyonun "olanaksız" olduğunu söyledi.

3. Senaryo - Bütçeyi geçirmek için teknokrat hükümeti: Hükümet kurma görüşmeleri başarısızlıkla sonuçlanırsa, Cumhurbaşkanı Mattarella erken seçimlere gitmek zorunda kalacak. Ancak Mattarella, ülke bütçesinin görüşüleceği sonbaharda seçime gitmenin, zaten zor durumda olan ülke ekonomisini sarsacağı gerekçesiyle sonbaharda seçim istemiyor. Bu durumda, bütçenin geçmesi için kısa süreli bir mutabakat hükümeti kurulması da gündeme gelebilecek.

Zor bir ekonomik süreçten geçen İtalya, yüzde 130 borçlanma oranı ile AB içinde Yunanistan'ın arkasında yer alıyor. Büyüme ise tümüyle durma noktasına geldi. İtalyan tahvil piyasası fiyatlarındaki dalgalanmayı önlemek için, Mattarella'nın bir teknokrat hükümeti kurabileceği de senaryolar arasında dile getiriyor.

4. Senaryo - Seçim hükümeti: Bu ihtimal en zayıf senaryo olarak dillendiriliyor. Perşembe gecesine kadar hiçbir hükümet formülü çıkmazsa, Mattarella, İtalya'da "cumhurbaşkanı hükümeti" olarak adlandırılan bir seçim hükümeti kurarak, ülkeyi seçime götürebilir.

Bu durumda yeni hükümet 3 ay gibi kısa bir süre içinde ülkeyi seçime götürmekle sorumlu olacak. Bu senaryo hayata geçirilirse, İtalya, olması gerekenden 3,5 yıl önce genel seçimlere gitmek zorunda kalacak.

Sitemiz yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
YUKARI