Oy verme hakları mercek altında

ABD'de çekişmeli geçmesi beklenen başkanlık seçimleri öncesi siyasi partiler ve hukuk örgütleri oy kullanma hakları konusunda çetin bir mücadele veriyor. Oy kullanma hakları ve bu alanda verilen mücadele başkanlık yarışının sonucunu belirleyebilir.

02 Ağustos 2020 08:57 | Kategori: Dünya

Hukuk savaşları, eyaletlerin demokrasiye katılımın korunması ve genişletilmesine mi öncelik verileceği; yoksa sahte oy kullanılmasını önlemek amacıyla kısıtlayıcı adımlar mı atılacağı üzerine partiler arasında yaşanan çekişmenin de yansıması.

Medeni hakların korunması için çalışan Avukatlar Komisyonu’nun başkanı Kristen Clarke, ‘’seçmenin sindirilmesi’’ politikasının hala uygulandığını söylüyor. Komisyon, Oy Hakkı Yasası’nın Başkan Lyndon B. Johnson’ın imzasıyla yürürlüğe girdiği 1965’ten bu yana, bu hakkı korumak için mahkemelerde mücadele ediyor.

‘’Seçmen sindirme’’ belli seçmen gruplarının oy kullanmasını engelleyerek ya da bu grupları oy kullanmaktan caydırarak seçim sonucunu etkilemek amacıyla kullanılan taktiklerden oluşuyor.

Amerika’nın Sesi’ne (VOA) konuşan Clarke, bu tür komploların genelde siyahlara, Latin ve Uzakdoğu kökenlilere karşı düzenlendiğini söyledi. Oy hakkını savunanlar özellikle, seçmenlerin seçmen listelerinden silinmesi faaliyetlerinden endişeli.

Ancak bazılarının sindirme olarak gördüğü bu taktikler bazıları tarafından oy kullanma sürecinin selametini korumak için atılması gerekli adımlar olarak görüyor.

Wisconsin Hukuk ve Özgürlük Enstitüsü’nun baş hukukçusu Rick Esenberg, seçimlerde usulsüzlük ihtimalinin bulunduğunu ve bazı kişilerin hile yapacağını söylüyor. Esenberg’ün enstitüsü, 200 bin eski ve süresi dolmuş seçmeni hala listelerde tutarak hukuku çiğnediği gerekçesiyle Wisconsin eyaleti seçim komisyonunu dava etti. Eyalet yasalarına göre, seçim bölgelerinden taşınan seçmenlerin listelerden çıkarılması gerekiyor. VOA’e konuşan Esenberg, ‘’Liste temizlikleri olası seçimlerde hile olasılığını önler ve seçimlerin doğruluğunu sağlar’’ diyor.

Tarafsız hukuk ve kamu politikaları enstitüsü Brenna Merkezi’ne göre, 2014 ile 2018 yılları arasında 33 milyon Amerikalı, seçmen kütüklerinden çıkarıldı. Merkezin çalışmalarına göre silinen seçmenlerin sayısındaki artış, hem toplam kayıtlı seçmen hem de toplam nüfusta artışı sollamış durumda.

Çekişmeli eyalet Wisconsin

ABD başkanının kim olacağını belirleyecek eyalet Wisconsin olabilir. Donald Trump’ın 2016’daki zaferinde bu ortabatı eyaleti önemli rol oynamıştı. Trump, Demokrat eğilimli eyalette kullanılan 2 milyon 700 bin oyda sadece 23 binlik bir farkla Hillary Clinton’ı geçmeyi başarmıştı. Siyaset uzmanları bu seçimde Wisconsin’i iki aday için de mutlaka kazanılması gereken eyalet olarak görüyor.

Açılan davalarla doğru seçmen kayıt listelerinin oluşturulması amaçlanıyor. Bazıları daha sağlam önlemler talep ederken, bazıları seçmenler için daha fazla erişim çağrısı yapıyor. Wisconsin seçim yetkilileri eyalette oy verenlerin yüzde 14’ünü 2016 ile 2018 yılları arasında seçmen kütüklerinden çıkardı. Bu sayı, ulusal ortalamanın neredeyse iki katı.

Araştırmacılara göre, Wisconsin’de banliyölerde yaşayanlar arasında siyahların seçmen kütüğünden çıkarılma olasılığı beyaz Amerikalılar’ın iki katı. Eyalette 2016’dan bu yana daha sıkı bir seçmen kimliği yasası uygulanıyor.

Avukatlar Komisyonu Başkanı Kristen Clarke, Wisconsin’in Milwaukee kenti ve diğer yerlerde kimlik sorgulamanın daha sıkı uygulanması nedeniyle siyahların ve diğer azınlıkların seçim sürecine katılamadığını savundu. Clarke, ‘’Nisan ayında salgın döneminde düzenlenen önseçimde sayıları 180’den sadece 5’e inen seçim merkezlerinde çoğunluğu siyah seçmenlerin oy kullanmak için kuyrukta beklerken çekilmiş görüntülerini gördük’’ dedi.

Seçmen sahteciliği ve erken oy kullanma

Hukuk mücadelelerinin bazılarının odağında ise hile ve başka usulsüzlüklerin engellenmesi var.

Wisconsinli seçmenlerin bu yılki seçime tam olarak güven duymayı hak ettiğini belirten Esenberg, Anayasa Mahkemesi’nin açtıkları davayı incelemesini ve Wisconsin Seçim Komisyonu’nun faaliyetlerine açıklık getirmesini umuyor. Salgın döneminde daha fazla sayıda seçmen sandığa gitmek yerine erken oy kullanmayı ya da posta yoluyla oy kullanmayı tercih edeceğinden şeffaflık daha da önem kazanıyor.

Son 10 yılda daha fazla eyalet erken oy kullanma seçeneğini sunmaya başladı. Temmuz ayında bir temyiz mahkemesi, Cumhuriyetçiler’in desteklediği bir yasayı yeniden uygulamaya koydu. Yasaya göre başkanlık seçimlerine iki hafta kala yerel seçim yetkilileri, seçmenlere erken oy kullanma seçeneği sunabilecek.

Güney Carolina Üniversitesi’nden sosyal bilimler profesörü Willie Black, oy verme haklarının seçime kadar siyasi tartışmaya açık bir konu olmayı sürdüreceği görüşünde. Black’e göre, Demokratlar seçmen sindirme taktikleriyle mücadeleyi sürdürecek. Cumhuriyetçiler ise daha fazla seçim kısıtlaması ve daha az erken oy kullanma için bastıracak. Erken oy ve posta yoluyla oy kullanılması konusunda başka hukuk mücadelelerinin olması da olası.

Sitemiz yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
YUKARI