Parlamento kaldığı yerden devam

Anayasa Mahkemesi'nin Boris Johnson'ın parlamentoyu askıya alma işlemini iptal edip yok saymasıyla, İngiltere'de meclis bu sabah yeniden toplandı. Kapanış gecesi yaşanan yoğun tartışmalar ve dramatik sahneler bugün kaldığı yerden devam etti.

26 Eylül 2019 08:00 | Güncelleme :26 Eylül 2019 08:54 | Kategori: Dünya

10 Eylül gece yarısından sonra, muhalefet partilerinin protestoları arasında meclisi terk eden muhafazakar partili milletvekilleri bugün muhalefet partililerle yeniden karşı karşıya geldi.

Anayasa Mahkemesi verdiği kararla Boris Johnson’ın; Kraliçe’yi, parlamentoyu ve halkı yanlış yönlendirdiği konusundaki dosyayı karara bağlamış ve uygulamayı kanunsuz olarak nitelemişti.

Kararda Başbakan olarak Johnson’ın bu eylemiyle, anayasal kurumların görevlerini yapmalarına mani olduğu şeklindeki ifade dikkat çekiyor.

Muhalefet, yaptığı hata 11 yargıcın ortak oyuyla sabitlenen ve suçlu bulunan Başbakan Boris Johnson’dan açık bir şekilde özür dilemesini ve pişmanlık duyduğunu ifade etmesini bekliyordu.

Beklenti, Johnson’ın askıya alınma işlemi reddedildiği için boşu boşuna yasama organını 15 gün boyunca görevinden mahrum ettiği ve sistemi kendi siyasi amaçlarına alet etmeye çalıştığı için hemen istifasını sunması yönündeydi.

Boris Johnson parlamentonun askıya alınmasının iptal edilmesini haberini BM Genel Kurulu toplantıları esnasında, New York’ta almıştı. İlk açıklaması, "Karara saygılıyım ancak aynı fikirde değilim” olmuş ve görevine devam edeceğini açıklamıştı. Bütün bu karışıklığın nedeni sayılan Brexit’le ilgili ısrarını ise yinelemişti.

Erken kestiği New York temasları sonrası Londra yolculuğu sırasında da Johnson erken seçim konusundaki ısrarını ve muhalefete meydan okumasını sürdürdü.

AB ile anlaşmasız ayrılığı seçeneklerden kaldırmak isteyen muhalefet Başbakan’ın erken seçim dayatmasından özellikle kaçınıyordu. Nedeni de ayrılık tarihi olan 31 Ekim’in seçim sürecine denk gelip büyük olasılıkla İngiltere’nin AB’den anlaşmasız ayrılması sonucunu doğuracak olması ve bunun ardından gelecek ekonomik, siyasi belirsizliklere engel olmaktı.

İktidar partisinin anayasa danışmanı ve parlamentonun askıya alınma işlemine onay veren isim olarak öne çıkan Geoffrey Cox, epey sert tonda bir konuşmayla meclis tansiyonunu yükseltti.

"Bu parlamento ölü bir parlamentodur. Daha fazla oturuma devam edemez,” diyen Cox, "Bu yeşil sıralarda daha fazla oturmanız ahlaka uygun değil ve artık bu parlamento değersiz bir parlamentodur” diye ekledi.

Cox ayrıca muhalefeti, erken seçim kararı almaktan korkmakla ve yeni bir parlamento oluşmasının önünü kesmekle suçladı.

İktidar partisinin ileri gelen yüzlerinden Michael Gove, radyodaki programda "hükümet, halkın oylarıyla karar verdiği Brexit’i uygulamaya çalıştığı için özür dileyemez” dedi.

Partinin meclis grup başkanı Jacob Rees Mogg, Anayasa Mahkemesi’nin kararını ‘anayasal darbe’ olarak niteledi.

Anayasa Mahkemesi verdiği bu kararla Brexit yanlılarının da hedefi oldu. İngiltere’de mevcut kurumların halka karşı konumlandığı ve elitler tarafından ele geçirildiği suçlamaları şu an iktidar yanlılarının en çok kullandığı argümanlardan.

Başbakan Boris Johnson, meclise gelirken kapıda protestolarla karşılandı. Brexit yanlıları ise Başbakan’ı ellerinde ‘erken seçim’ yazılı pankartlarla sevinçle karşıladı.

Mahkemenin kararını yanlış bulduğunu ve muhalefetin Brexit’e mani olduğunu söyleyen Johnson erken seçim talebini yineledi. Muhalefet ise Johnson’ın AB’den çıkış tarihi olarak belirlediği 31 Ekim’in ertelenmesini istiyor.

Sitemiz yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
YUKARI