Seçimlerden sonra AB'yi ne bekliyor?

Avrupa Birliği'nin geleceğini belirleyecek olan parlamento seçimleri yapılıyor. Dünya bu seçimlerin ardından nasıl bir Avrupa oluşacağını merakla bekliyor.

26 Mayıs 2019 09:24 | Kategori: Dünya

İlk seçimler Brexit kriziyle sarsılan İngiltere'de ve Hollanda'da yapıldı. AB üyelerinin büyük bölümü ise 26 Mayıs’ta seçimlere gidecek. Ama Avrupa'nın en büyük sorunları neler, yükselen sağ ve göç sorununu nasıl bir gelecek bekliyor? İngiltere, birgün AB'den çıkmayı başarabilecek mi? Avrupa, 27 Mayıs sabahına nasıl bir parlamento ile uyanacak? Fransa'nın Avrupa Birliği üzerine yoğunlaşan düşünce kuruluşlarından EuropaNova'nın Başkanı Denis Simmoneau ile bu soruların yanıtını aradık. Simmeneau, EuropaNova merkezinde VOA Türkçe'nin sorularını yanıtladı.



Denis Simmoneau

​VOA: "EuropaNova'nın sloganı, ‘Siyasi bir Avrupa için’. Neden?

DENIS SIMMONEAU: "Erasmus nesli, yani genç Avrupa neslini bir araya getirmek, onlar için projeler üretmek için EuropaNova'yı kurduk. Bu gençlik, yarınki AB'ye sahip olacak. Ve onlar için değerleri ifade eden siyasi bir AB'yi savunuyoruz. AB siyasi bir kurum ve biz bu boyutunu vermek isitiyoruz. AB, ne sadece büyük bir pazar, ne sadece mali ve ekonomik bir birlik, aslında siyasi bir organizasyon.”

VOA: "Sizce bugün siyasi karakteri ön planda mı?”

SIMMONEAU: "Maalesef, yeterince değil. Teknik ve ekonomi herşeyden önce. Büyük sorunlar öne çıkmaya başladı, Göç, güvenlik, Brexit. Bunlar önemli büyük siyasi sorunlar. Ve bunların çözümü için AB'nin siyasi boyutları ile harekete geçilmiş değil. Yapısal tartışmalar ve lider sorunu var”.



EuropaNova'nın Başkanı Denis Simmoneau, Paris'te VOA Türkçe muhabiri Arzu Çakır'la

​"Fransa'da bugün kimse AB'den çıkmayı savunmuyor"

VOA: "Avrupa ve Fransa'yı hem siyasi, hem ekonomik boyutuyla bilen bir isimsiniz. AB seçimlerinde Macron'un ‘ilericiler/popülistler cephesi’ taktiğini doğru buluyor musunuz?”

SIMMONEAU: "Elbette kampanyanın bu tartışmaya indirgenmesi, tartışmalarda büyük dosyaların sınırlı kalması biraz hayal kırıklığı yarattı. Macron, 2017'de kampanyasını AB'ye yönelik gerçekleştirdi. Bu da Avrupalılar'ın Macron etrafında toplanmasını sağladı. Ardından AB reformunu anlatan Sorbonne ve Atina konuşmaları geldi. AB konusunda kararlı olduğunu gösterdi. Avrupa, kamu tartışmasının bir parçası oldu. Ama popülist-ilerlemeci kutuplaşması üzerine tartışma yapılmalı mıydı? Bana kalırsa bu oldukça sınırlayıcı ve oldukça tehlikeli bir tartışma. Çünkü Fransa'da ve AB'de sadece popülistler ve ilerlemeciler yok, diğerleri de var. İyiki de var. Bu kampanya Fransa'da, bütün partilerin AB boyutunu savunduğunu gösterdi. AB'den çıkmayı savunan sol ve sağ popülist partiler bile, bu politikayı değiştirdi. Bugün Fransa'da oyu olmayan bazı uç adaylar dışında hiçkimse AB'den çıkmayı savunmuyor. AB'ye daha açık bir pozisyonu savunuyor.”



"Brexit popülistleri korkuttu"

VOA: "Fransa için ne değişti de artık AB seçimlerinin favorisi aşırı sağ AB'den çıkma fikrinden vazgeçti?”

SIMMONEAU: "Sanırım Brexit bunda etkili oldu. AB'den ayrılma durumunda İngilizlerin tüm kaybedecekleri Brexit sürecinde gözler önüne serildi. Düzenli olarak üye ülkelerde yapılan son anketlerde, yüzde 60'lar ve üzerinde halkın AB'yi desteklediği görülüyor. Bu anketler gerçekleri yansıtıyor. Kamuoyu AB'yi savunuyor ve AB'de kalma yanlısı. Ama elbette çözülmesi gereken önemli sorunlar var.”

VOA: "O zaman neden bütün Avrupa'da popülist partiler hala önde. Hata nerede?”

SIMMONEAU: "En büyük hata gençliğin unutulması. AB'nin bize sağladıkları istikrar, barış, refah, bunları gençliğe hatırlatmadık, bunlar unutuldu. Biz bu yüzden gençliği hedef alıyoruz. İkincisi, kriz üzerine kriz yaşandı. Özellikle Euro krizi, işsizlik... Yunanistan, Portekiz, İspanya, İrlanda, bütün bu ülkeler krizden çok çekti. Bu nedene mali önlemlere yoğunlaşıldı. Bölgesel kalkınma, tarımsal kalkınma ve insan unsuru unutuldu, demokratik değerler, insana ve hukuka saygı, ifade özgürlüğü,... yani AB'nin siyasi değerleri çok ön plana çıkarılmadı. Sonuncusu ise, AB yönetimi çok büyük hedefler koydu. Bu bir yanılsama. AB'de, 2010'da, olağanüstü yenilikler sağlanacağı, en gelişmiş, en yeni, en ileri grup olacağımız söylendi. Ama bugünden yarına bunlar yapılabilecek vaatler değildi. Prensip olarak doğru ama finans, sosyal ve ekonomik açıdan yarın değişebilecek işler değildi. Yerine getiremeyeceğiniz beklentiler yaratmamak, somut projeler yaratmak şart"



Avrupa Parlamentosu seçimlerine katılan Malta'da bir seçim bürosu

​VOA: "AB genelinde nasıl bir seçim bekliyorsunuz?”

SIMMONEAU: "AP seçimi dünyada Hindistan'dan sonra en büyük seçim. Milyonlarca kişi sandığa gidiyor. Macron, pek çok öneride bulundu. Merkez partilerin oluşturduğu PPE, PES gibi gruplar var. Sanırım merkez partiler yine ağırlıkta olacak. Ama AB'nin kapanmasını, yerelleşmesini öneren değerlere sahip adaylar da var. Bu da endişe verici. Eğer ulusal sınırlara kapanırsak, diğer büyük güçler uluslararası alanda pek çok konuda bizi geçer. Elbette bazı konuları ulusal ya da yerel boyutta ele almak gerekir.”

VOA: "Macron'un belirlediği AP listesi rüzgar yaratamadı ama. Hala aşırı sağ anketlerde önde?”

SIMMONEAU: "İtiraf ediyorum ki listede görmek istediğimiz başka isimler de vardı. Ama burada önemli olan, program. Üstelik sadece FN ve LAREM yok. Diğer partiler ve onların önerileri de masada.”



İtalya'nın Milano kentinde AP seçimi için hazırlanan bir seçim bürosu

​VOA: "26 Mayıs'tan beklentiniz ne?”​

SIMMONEAU: "Bu seçim, nasıl bir Avrupa istediğimiz sorusunu yanıtlayacak. Dolayısıyla bu seçimler, AB'nin geleceğini belirleyecek. AP, Komisyon ve Konsey ile birlikte, ortak karar alıyor. Pek çok önemli konu AP'de tartışılarak AB'nin gündemine geldi. AP'de yarın oluşturulacak çoğunluk çok önemli olacak. 26 Mayıs akşamı, Avrupa'yı değiştirmek için kararlı ve tutkulu bir parlamento görmeyi dilerim. AB bütçesi, yeni parlamentonun ilk konusu olacak. Ve nasıl bir bütçe belirleneceği, AB'nin nelere ağırlık vereceğinin de göstergesi.”

VOA: "Sizce yeni parlamentonun en önemli 3 konusu ne olacak?”

SIMMONEAU: "Elbette, öncelikle iklim değişikliği. Bu konuda sınır yok, hepimizi ilgilendiren bir konu. İkincisi AB savunması ve güvenlik konusu. Üçüncü büyük konu ise, yine çok önemli, teknolojik yenilikler ve inovasyon. Dijital gelişmelere baktığımızda, AB de, veri güvenliği, internet kullanıcılarının korunması, yapay zeka çalışmaları, bu tartışmalar çoğunlukla Amerika ve Çin arasında geçiyor. Önümüzdeki günlerde bu AB için geleceğin en önemli konularından birisi olacak. Ama tarımsal destek ve demokratik değerler de korunması gereken önemli konular.”

VOA: "Veri güvenliğinden söz etmişken, Rusya ve Amerika'nın AP seçimlerine müdahalesi bir komplo teorisi mi, yoksa bir gerçek mi?”

SIMMONEAU: "Tümüyle komplo diyemeyiz. Ama bir tehdit noktasında da değil. Daha yeni Avusturyalı aşırı sağ bir liderin bir Rus aracı ile yayınlanan videosunu izledik. AB dışından bazı ülkelerin bu seçimler üzerine ağırlık koyma, etkileme gibi çabaları olduğu açık. Bu bazı Amerikan, Rus ve Çin gibi ülkelerin çabası. Çünkü AB, önemli bir siyasi oluşum. Bunun bilincinde olmak ve önlemlerini almak gerekir. Delil elde edilir edilmez, harekete geçilmeli.”


İngiltere AB'ye yeniden girmek isteyebilir

VOA: "Gerçekten bir gün İngilizlerin AB'den çıkacağına inanıyor musunuz?”

SIMMONEAU: "Son anketler gösteriyor ki İngilizler çıkmak istiyor. Avrupa karşıtı Brexit yanlısı Nigel Farage'ın partisinin seçimlerde yüzde 30'un üzerinde oy alması ihtimali bunu gösteriyor. Parlamento bir türlü uzlaşamadı ama şimdi sanırım herkes İngiltere'nin çıkacağı konusunda hem fikir. Ama burada soru işareti, geri gelmek isteyecekler mi? Olanları görünce, yeni bir parti çıkıp, yeniden girmek isteyebilir mi? İngiltere çıkınca İskoçya'da, Kuzey İrlanda'da neler olacak? Gençler AB'de kalmak istiyor. Sanırım İngiltere ayrılsa bile yeniden girme isteği gündeme gelecektir.”

Türkiye ve AB genişlemesi

VOA: "Ve Türkiye. Sizce yeni parlamento ile AB'nin genişlemesi ve Türkiye ile üyelik görüşmeleri devam eder mi?”

SIMMONEAU: "Bana göre, pek çok kişinin tersine, AB genişlemesini tamamlamadı. Bugün geride kalan eski Yugoslavya ülkeleri AB üyesi olmalı. Genişleme devam etmeli. Genişleme, AB'nin çalışmasına engel değil. Liderlik olursa, işbiliği güçlenirse, AB pekala yönetilebilir. Herkes AB üyesi değil, herkes Schengen'e dahil değil. Bunlara dahil olmadan da AB üyesi olabilirsiniz.”

"İstanbul seçimlerinin iptali olumlu bir sinyal değil"

VOA: "Genişlemenin sürmesi için AB'nin yapısını değiştimeye gerek yok mu diyorsunuz?”

SIMMONEAU: "Kesinlikle. Mevcut anlaşmada, hep birlikte ilerlemek için, her türlü enstrüman mevcut. Örneğin savunma konusunda, İngiltere'nin ayrılması ya da Türkiye ile yaşadığımız zorluklar, bu ülkelerle önemli partner ilişkisine engel değil. Her iki ülke de NATO'nun aktif üyesi. Her ikisiyle Gümrük Birliği anlaşması var. Türkiye ile geliştirilecek, İngiltere ile umarım kısa sürede oluşturulacak. Elbette AB üyesi olunabilir ve aynı zamanda, AB ile partner de olunablir.

Sanırım üyelik perspektifi, Türkiye'nin ekonomik, finansal ve bazen de siyasi açıdan iyi yönde ilerlemesini sağladı. Ama bugün bir gerilim yaşanıyor. Temel olarak Türk iktidarının attığı adımlar nedeniyle. Son olarak İstanbul'daki seçimlerin iptal edilmesi hiç olumlu bir sinyal olmadı. Ancak bütün bunlar değiştikten sonra ilerleme olabilir. Ben Türkiye'nin üyeliğini savunan isimler arasındaydım. Ve AB yanlısı Türk halkının hayal kırıklığını anlıyorum. Ama bir halkı kendisine rağmen mutlu edemezsiniz.”

Denis Simmoneau kimdir?

Fransız diplomat Denis Simmoneau, Science-Po ve ENA okullarını bitirdi. Hindistan'da 1988'de diplomat olarak göreve başladı. AB'den sorumlu bakan Michel Barnier'in danışmanı olduktan sonra,1997-2001 yılları arasında Fransa’nın AB Daimi Temsilciliği'nde görev yaptı. Yeniden 2001 yılında Dışişleri'ne dönen Simmoneau AB Bakanı Jean-Pierre Jouyet ve Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner'in kabinesinde danışman olarak çalıştı. Daha sonra özel sektöre geçti ve Fransa'nın dev firmaları Engie ve L'Oreal firmalarında yönetici oldu. Denis Simmoneau Mart 2015'ten bu yana da EuropaNova'nın başkanı.



Sitemiz yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
YUKARI