Yazara E-mail Gönder

Gene ekonomik ve mali baskılar

Bir devletin kendi siyasal çıkarlarını yerine getirmesi için uyguladığı baskılar arasında ekonomik baskı yöntemleri vardı. Bir devlettin mallarını almayı reddetmek veya ambargo uygulamak, kendi ülkelerine ulaşılmasını yasaklamak, vizeleri reddetmek gibi. Birbiriyle sorunları olan devletler şimdiye kadar bu tür politikaları birbirlerine karşı uyguladılar.
1945’te kurulan Birleşmiş Milletler Hukukunda da saldırgan devlete karşı Güvenlik Konseyi’nin kararıyla bu tür yaptırımlar uygulanması öngörülüyordu. Geçen zaman içinde Amerika’nın İngiltere ile birlikte kurduğu ve Avrupa ülkelerine kalkındırmaya yönelik ekonomik yapılanmalar değişti. Devletler, 1945’te kurulan yapı üzerinden ekonomik olarak birbirlerine bağlanmaya başladılar. 1980’lerde küreselleşmenin gelişmesi ile mal ve hizmetler ve dolarlar piyasalarda dolaşmaya başladı. Para sistemlerini yöneten merkez bankaları birbirlerinin politikalarına bağlandılar ve Amerikan Merkez Bankası bu sistemin baş aktörü oldu. Piyasalar bu bankanın izlediği politikalara göre tavır aldılar. Özellikle, 1990’da Sovyetler Birliğinin çöküşü ile liberal ekonomik sistem ağları ve yapıları dünyaya hakim oldu. Bu mali ve ekonomik sisteme, sistemin işleyişini hızlandıran ve teknolojilerde girdi. İnternet piyasaların çabuk takip edilmesinde, gelişmelerden hemen bilgi edinilmesinde ve teknolojiyi geliştiren devletler tarafından diğer piyasaların, ekonomik ağların ve devletlerin siyasi bağlarının rahatça denetlenmesine yol açtı. İşte, Amerika küresel gelişmenin iyiliği için yaratıldığı söylenen küresel kamu alt yapısını Trump’la birlikte kendi özel stratejik avantajları kullanmaya başladı.

Siyaset stratejistlerinin yazdığı gibi Amerika’nın gerilemesindeki temel nedenlerin, Çin’in yükselişi ve rekabet gücünün artışı, Ortadoğu ve İslam ülkelerini düzensizleştirmek için harcadığı çabalar değil, kendi kurduğu ekonomik sisteme ters düşen davranışlarıdır. Devletlerin ekonomilerinin birbirlerine kitlendiği bir dönemde Amerika’nın rakiplerine ve müttefiklerine uyguladığı ekonomik ve mali baskıların geri tepmemesi mümkün değildir. Çin ve Amerikan ekonomileri birbirine karışmış durumda iken bir tarafın karşı tarafa uyguladığı ekonomik ve mali baskılar kendisini de yoğun bir biçimde etkilemektedir.

Eylül 2001’den beri Amerika kurduğu küresel mali ağı, rakiplerine ve dostlarına karşı bir silah olarak kullanmaktadır. Merkezini Avrupa’da kurduğu (Belçika) para transfer sistemi olan SWİFT sistemiyle Amerikan hükümeti daha önce keşfedilmeyen mali bağları görmekte, yeni gelişmeleri takip edebilmekte, teröristlerle rakip devletler arasındaki bağları görebilmektedir. Bankaların birbirine bağlı olduğu bu sistemde günde 6 trilyon dolarlık bir meblağ el değiştirmektedir. Swift üzerinden yapılacak olan kısıtlamalar bir ülkeyi, İran’ın olduğu gibi, küresel finansal sistemin dışına itecek, diğer ulusların pazarlarından uzaklaştıracak ve dünya ekonomisinden izole edecek güçte bir yaptırımdır. Bu tür bir yaptırım geleneksel ekonomik ve mali baskılardan daha etkilidir.

Dolara bağlı küresel ödeme sisteminde Amerika bankaların uluslararası sistemin bağlaç noktaları olduğunu keşfetmiştir. Böylece Amerikan ulusal güvenlik politikası ile uluslararası bankacılık sistemi birbirine kenetlenmiştir. Amerikan dış politikası amaçlarına karşı olan ülkelere uygulanacak en önemli baskı, onların uluslararası finans kurumları ile bağlarını koparmaktan geçmektedir. Amerika’nın yaptırımları uygulama rejimi yabancı bankaların ödünü kopardığı için, kendisine yaptırım uygulanan ülkelerle dolaylı dolaysız ilişkiye girişmekten kaçınmaktadırlar.

İnternet saldırganlığından şikayet eden Amerika aslında uluslararası iletişim sistemlerinde başat bir rol oynamaktadır. İnternet verilerin önemli hatları Amerika’dan geçmektedir. E-ticaretin önemli parçaları olan Google, Facebook ve Amazon ağlarının verileri Amerikan toprağında bulunmaktadır. Amerikan ulusal güvenlik sitemini denetleyenler bu yapıların verilerinden de faydalanmaktadırlar. Öte yandan, enformasyon kanallarındaki başat durumunun yanında ihracat denetim rejimi ileri teknoloji ürünlerinin veya o ürünlerin parçalarının uluşmasını engelleyebilmektedir. Amerika dışındaki yabancı şirketler dahi yasaklanan parçaları Amerika’nın rakiplerine satmaktan çekinmektedirler. 

Avrupalılar, Amerika’nın tek taraflı olarak mali yaptırım girişimleri karşısında yeni bir ‘Özel Amaç Aracı (SPV)’ denen asıl adı INSTEX olan Amerikan sistemini dışarıda bırakan bir mali sistem kurdular. Bu sistemle İran’la insancıl gereksinimlerin beslenmesi yoluna gidildi. Ancak, SYNTEX sistemi diğer alışverişler içinde kullanılabilecek bir sistem. Amerika, Çin’in ZTE firmasına da ihracat denetim rejimi uygulamaya başladı. 2018’de bu firmaya Amerikalı üreticilerin teknik parçalar satması yedi yıllığına yasaklandı. Çin’in politbürosu toplanarak ürettikleri aracın yarı iletken kısımlarını kendilerinin üretmesi kararını aldı.

Amerika bu durumda karar değiştirerek yarı iletken parçaların ihracatının önlenmesi yerine şirkete yüklü bir para cezası vermekle yetinmek zorunda kaldı. Rusya, Amerika’nın mali yaptırımlarından kaçmak için altın ve Yuan (Çin Parası) rezervlerini arttırdı. Trump’ın danışmanları dışındaki Amerikan devleti gelişmeleri izlediğinde, İran’a uygulanan SPV imkanlarından ders alan diğer devletlerinde bu yola başvurabileceğini ve alternatif finans yapılarının yavaş yavaş ortaya çıkacağını belirtiler. Amerika, Çin’in bazı telefon firmalarının çok ileri teknoloji kullandığını görerek, kendisine yakın ülkelerin bu telefonu kullanmalarını önledi. Avrupa Komisyonu üyeleri ise telefonun tamamen pazarlara ulaşmasının yasaklanmasının  ‘Avrupa’nın tarzı’ olmadığını Amerika’ya bildirdiler.  

Amerika’nın tekrar bir no’lu ülke çabaları müttefikleri arasında otoriter rejimlerin doğmasına yol açarken, kendisi bilerek veya bilmeyerek bu yaptırımcı sistemi değiştirmeğe başlayan yeni yapılanmaların karşısında kalıyor. 

Hasan Köni | May 07 2019 | Ziyaretçi: 413
Sitemiz yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
YUKARI