Yazara E-mail Gönder

Portrenizi bir robot çizsin mi?

Geçtiğimiz günlerde dünyanın en büyük müzayede evlerinden biri olan New York’taki Christie’s bir ilke ev sahipliği yaptı. İlk kez bir yapay zeka tarafından üretilen bir tablo satışa çıktı. "Sanal sanatçı”, insanlar tarafından şimdiye kadar üretilen 15 bin tabloyu inceledi ve hayali bir 19. yüzyıl aristokratının portresini yaptı. Tabloya "Edmond de Belamy” adını verdi ve imzasını atmayı unutmadı. Sadece imzası bir isimden değil matematik formüllerinden oluşuyordu. Christie’s, tablonun yaklaşık 7-10 bin dolar civarında alıcı bulacağını umarken, açık arttırma sonunda tablo tam 40 katı fiyata, 432.500 dolara satıldı. Fransız bir sanat atölyesi olan Obvious tarafından geliştirilen yapay zeka algoritması, Üretken Ayrıştırıcı Ağlar (GANs) teknolojisini kullandı. 



Eğer sizin bir robot tarafından üretilecek resme verecek yarım milyon dolarınız yoksa GAN teknolojisini kullanan farklı bir sistem daha geliştirildi. Luca Stornaiuolo ve Mauro Martino’nun geliştirdiği web sitesine kendi fotoğrafını yollayarak yapay zeka tarafından üretilen portrenize sahip olabilirsiniz. Stornaiuolo ve Martino, amaçlarının yapay zekanın bizleri nasıl algıladığını görmek olduğunu söylüyor. Göndereceğiniz orijinal resmi bozmak ya da deforme etmek gibi bir amacı yok yapay zekanın. GAN teknolojisi bu portreleri üretmek için iki ayrı sistem kullanıyor. Öncelikle "ayrıştırıcı” sistem ile kendisine yüklenen tüm görselleri inceleyerek portreleri tanımayı öğreniyor. Ardından "üretken” sistemi kendisine iletilen görseli temel alarak yeni bir portre yapmasını sağlıyor. 



Hiç kuşkusuz, "sanal sanatçı” kavramı ile sanat dünyasının sanat eseri ve sanatçı kavramlarını yeniden tanımlaması ve üzerinde düşünmesi gerekecek. Bu sırada eğer siz Stornaiuolo ve Martino’nun yapay zeka algoritmasına portrenizi çizdirmek isterseniz ileteceğiniz fotoğrafın mümkün olduğunca yakından çekilmiş, yüzünün tamamını kapsayan ve yüzünüzü kapatacak takı ya da malzemeler içermeyen bir fotoğraf olmasına özen gösterin.

Güneş enerjisini 18 yıl saklamak mümkün

Bilim insanları, güneş enerjisini çok üzün süreler saklayabilecek yeni bir teknoloji geliştirdi. İsveç’teki Chalmers Teknik Üniversitesi’nden bir ekip, geliştirdikleri molekül sayesinde güneş enerjisini 18 yıla kadar saklamayı başarabilecek. Karbon, hidrojen ve nitrojen atomlarından oluşan molekül, enerjiyi kullanmak istediğimiz zamana kadar sıvı halde saklanabilecek. Moleküler Güneş Termal Enerji Depolama (MOST) adı verilen teknoloji, binaların çatılarına yerleştirilebilecek.



Çukur bir tabak şeklinde olan reflektör, güneş enerjisini yakalayacak ve ortasındaki borularda sıvı halinde depolayacak. Depolanan bu enerjiyi ise isterseniz yıllar sonra dahi kullanabileceksiniz. Üstelik bu sistem karbon emisyonuna sebep olmuyor, yani hem yenilenebilir ve temiz enerji tüketebileceksiniz hem de bunu yaparken küresel ısınmaya sebep olmayacaksınız. Sistemin bizlerin kullanabileceği hale gelmesinin ise yaklaşık 10 yılı bulacağı öngörülüyor. Bu 10 yıl içinde sistem belki de çok daha kullanışlı bir hale gelebilecek.

Çilek teröristi yakalandı

Avustralya’nın Queensland eyaleti eylül ayından bu yana benzeri pek görülmemiş bir gıda terörü ile karşı karşıyaydı. Ülkenin dört bir yanında tüketicilerin aldıkları çileklerin içinden dikiş iğneleri çıktığı ifade ediliyordu. Yaklaşık iki aylık sürede 100’den fazla suç duyurusu yapılırken bunların bir kısmının taklit vakalar bir kısmının ise sosyal medya kampanyası olduğu tespit edildi. Yine de şikayetlerin büyük kısmı, ciddi halk sağlığı tehdidine işaret etti. Soruşturma başlatan polis haftalar süren araştırmaların sonunda 50 yaşlarında bir kadının şüpheli olarak tutuklandığını duyurdu.



Geçen sürede ise çiftçiler binlerce tonluk çilek, böğürtlen, karadut, üzüm vb. meyveyi atmak zorunda kaldı, süpermarketler bu ürünleri raflarından ve stoklarından kaldırdı. İlk acil durum, bir adamın çilek yedikten sonra geçmeyen karın ağrısı şikayetiyle hastaneye kaldırılmasının ardından Queensland’de görüldü. Sonraki haftalarda ülke geneline yayılan vakalar komşu ülke Yeni Zelanda’ya da sıçradı. Sadece Queensland’da çilek endüstrisinin yıllık kazancı 115 milyon ABD doları değerinde. Avustralya hükümeti, meyvelere zarar vermenin cezasını 10 yıldan 15 yıl hapse kadar yükseltti. Polisin haftalar süren araştırmalarının ardından kimliği henüz açıklanmayan 50 yaşlarında bir kadın tutuklandı. Şüphelinin bu hafta hakim karşısına çıkartılacağı bildirildi.

Gizem Şenyurt | Kas 12 2018 | Ziyaretçi: 400
Sitemiz yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
YUKARI