LOKANTAMI NAZİ YANDAŞLARI BOMBALADI


Şimdi orada yaşadığınız bir olay var, onu ve detaylarını konuşalım birazda. İlk olarak nasıl oldu bu olay. Durup dururken mi oldu, nasıl gelişti… Sizi habersiz mi alıp götürdüler?
İsveç'te yaşadığım olay durup dururken olmadı. İyi bir tecrübe edindim orada yaşarken… Bir insan dünyanın neresine giderse gitsin, gidip yaşayacağı o ülkede hiç göze batmadan yaşama yönünde çaba sarf etmesi lazımmış... Ben bunu yapmaya çalıştım ama tam yapamadım ki bazı işler başıma geldi… Aslında ben Restoran-bar işletmeciliği yaptığım Karlstad şehrinde iyi bir insan olarak tanındım. İnsanlarla olan ilişkim; onlara karşı davranışım, dünyaya bakış açım ve değer yargılarım belli bir noktadan sonra devlet eliyle körüklenen yabancı düşmanlığını ve yabancılara karşı ön yargıları geri teptirdi. Bu da malum çevreleri sanıyorum iyi kızdırdı. 1990 yılında, 'Wermland Folk Bladet' adlı gazete(bölgenin tiraj bakımından ikinci büyük gazetesiydi. O vakitler benimle röportaj yapmak istedi. Irkçı çevrelere daha fazla hedef olmamak için, bende o röportajı kabul etmedim.
Ardından, 1990 yılında bir Cuma akşamı saat on biri yirmi geçe, içerisinin tıklım tıklım dolu olduğu bir vakit diliminde işlettiğim lokantam bir takım 'Nazi' yandaşlarınca bombalandı. Polis orada gerçekleşen olayın faillerinin kim olduğunu bildiği halde bir şey yapmağa gerek duymadı.
Neden öyle yaptılar ki?
Nedeni var tabii… Bu olayı soruşturan bölümün şefi 'Arne' adlı kişi ırkçı olarak nam salmış, bana da gıcık olan birisiydi. Zaman zaman beni tehdit ederdi. En son tehdidi: "Buzun altına yollama" idi. (28 Şubat 1986'da 'Palme' cinayetiyle İsveç'te Nazi kadro darbesi gerçekleştirildi. 1989 yılı itibarıyla da emniyet güçleri içerisinde önemli atama ve değişiklikler yapılmaya başlanmıştı) İşte bu olayların ardından birazdan sorularınıza cevap olarak karşılık gelecek bir dizi olayları yaşadım…


YUKARI