ABD Adalet Bakanlığı karıştı

3 Kasım seçiminin kaybedeni gözüken Başkan Trump'ın devasa çapta hile iddialarıyla ilgili Adalet Bakanı Barr'ın federal savcılara soruşturma talimatı vermesi, tepki çekti. Seçim suçlarına bakan bir numaralı savcı, talimatı protesto için istifa etti. Normalde bu tür soruşturmaları bakanlığın müdahalesi olmaksızın eyaletlerin yürütmesi gerekiyor.

10 Kasım 2020 08:14 | Güncelleme :10 Kasım 2020 16:45 | Kategori: Dünya

ABD'de 3 Kasım başkanlık seçimlerini Demokrat Parti'nin adayı Joe Biden'ın kazandığını kabul etmeyen Beyaz Saray mukimi Donald Trump'ın sonuçlara hile karıştığı iddiasını yargıya taşıma çabası, Adalet Bakanlığını karıştırdı.

Adalet Bakanı William Barr'ın eyaletler sonuçları onaylamadan önce federal savcıları hile iddialarını soruşturmakla görevlendirmesine, bakanlığın Kamu Bütünlüğü Bölümü Seçim Suçları Şubesi Müdürü Richard Pilger tepki gösterdi. 

Pilger, Başkan Trump'ın hiçbir kanıt göstermediği seçim hilesi iddialarıyla ilgili Bakan Barr'ın federal savcılara soruşturma talimatı vermesini protesto için makamından istifa etti. 

Kararını e-postayla meslektaşlarına bildiren Pilger, 'seçimlerin yapılması, tamamlanması ve eyaletler tarafından onaylanmasından önce sandık hilesi soruşturması açılmamasına yönelik bakanlığın 40 yıldır uyguladığı müdahale etmeme politikasının, Adalet Bakanı Barr'ın hayata geçirdiği yeni politikayla iptal olduğunu' belirtti. 

Pilger, meslektaşlarına yönlendirdiği istifa mektubuna Bakan Barr'ın gönderdiği talimatı da ekledi.

CNN'in haberine göre talimatta Adalet Bakanlığının Trump'ın devasa seçim hilesi iddialarını destekleyen herhangi bir kanıtına yer verilmedi.

Normalde soruşturma işlerinin eyaletlere bırakılması, illa tanık ifadesini almak gerekiyorsa Seçim Suçları Şubesinden izin çıkarılması gereken bir dönemde olunmasına rağmen, talimatta federal savcıları ifade almaya çağıran Barr, şu ifadeleri kullandı:

"Eğer açık, net, inandırıcı gözüken seçim düzensizliği suçlamaları varsa ve doğru olmaları halinde bir eyaletteki federal seçimin sonucunu potansiyel olarak etkileyebileceklerse, federal savcılar soruşturma yürütebilir."

"Seçimlerin kasıtlı olarak yanlış yürütüldüğüne dair iddiaların çoğu bir seçimin sonucunu etkilemeyecek boyutta ve dolayısıyla soruşturulmaları uygun şekilde daha sonraya ertelenebilir olmakla birlikte, durum her zaman böyle değildir."

"Dahası, oylama bittikten sonra, seçim sonuçlarının onaylanması tamamlanmamış olsa bile, bakanlığın aleni eylemlerinin seçimi kazara etkileyebileceğine dair her türlü endişe, eğer varsa, büyük ölçüde en aza indirilmiştir."

Seçimlerin yürütülüş şeklinde birincil sorumluluğun tek tek eyaletlerde olduğunu kabul eden Barr, ancak bunun 'değişmez bir kural olmadığını' belirtti. 'Adalet Bakanlığının federal seçimlerin Amerikan halkının seçim süreçlerine ve hükümetine tam güven duyabilecek şekilde yapılmasını sağlama yükümlülüğü olduğunu' dile getirdi.

Bakanlığın normalde seçim tamamlandıktan ve sonuçlar onaylandıktan sonra önsoruşturmaların ötesine geçme politikasına rağmen, Barr bunun 'suistimalin gerçekçi şekilde düzeltilemeyeceği durumlarla sonuçlanabileceğini' de iddia etti. 

Bu arada seçimi kazandığı ilan edilen Demokrat aday Joe Biden'ın ekibi, sonuçların federal düzeyde resmen kabul edilmesinin gecikmesiyle ilgili yargı yoluna gideceklerini duyurdu. Seçimler sonrasında seçilmiş başkanı tanıyıp geçiş sürecini başlatmakla görevli Genel Hizmetler İdaresi, henüz Biden'ın başkan seçildiğini ilan etmiş değil. Trump tarafından atanmış Genel Hizmetler İdaresi Başkanı Emily Murphy'den bu ilanı yapacağına dair bir işaret gelmedi. Ama Biden yeni başkan ilan edilmeden, ekibi, hükümet fonlarını kullanamadığı gibi atama yapacağı federal kurumlarla resmen iletişime de geçemiyor.

Sitemiz yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
YUKARI