Brexit için geri sayım...

Avrupa Birliği ile İngiltere arasında bitmeyen Brexit görüşmelerinde ilk aşamanın sonuna geliniyor. İngiltere 31 Ocak'ta Avrupa Birliği'nden "hukuki olarak" çıkıyor. Ancak bu ayrılıktan sonra süreç sona ermediği gibi daha da zorlu geçmesi beklenen ikinci etaba giriliyor. İngiltere, AB'nin ticari rakibi olmaya hazırlanıyor. Birlik de, İngiltere ile nasıl bir ticari ortaklık yürüteceğine dair müzakereleri planlıyor.

19 Ocak 2020 08:36 | Kategori: Dünya

Brüksel kulislerinden yansıyan bilgiler, İngiltere ile yürütülecek ikinci etabın da en az birincisi kadar zor geçeceğini gösteriyor. Avrupa'nın "Bay Brexit" adını verdiği, Brexit müzakerelerinden sorumlu Fransız diplomat Michel Barnier, geçen hafta Le Figaro gazetesine yaptığı açıklamada bunun ipuçlarını verdi. Barnier, "Metodik bir biçimde ve sakince bu müzakerelere hazırlanıyoruz. Önümüzdeki zamanın darlığı ve konuların çokluğu açısından bu müzakerelerin sürdürülmesi çok zor olacak" dedi.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, erken seçimlerin ardından İngiliz Parlamentosu'nda elde ettiği geniş çoğunlukla elini güçlendirerek Brüksel ile masaya oturacak. Arkasındaki parlamento desteğinin verdiği güçle de AB'ye kendi temposunu, koşullarını ve önceliklerini empoze etmeye hazırlanıyor. AB bürokratları, 2016 yılından bu yana yaşanan siyasi riskin halen ortadan kalkmadığını dile getiriyor.

Müzakerelerde her iki ülkenin de öncelikle, savunma, polis ve yargının işbirliği gibi güvenlik konularında çabuk uzlaşmaya varması öngörülüyor. Ancak en büyük tartışmanın serbest ticaret anlaşması müzakerelerinde yaşanması bekleniyor. Balıkçıların İngiliz ve AB karasularına erişimi konusundaki krizden başlayarak, İrlanda sınırı gibi pek çok önemli gümrük tartışmaları da zaman alacak. Başbakan Boris Johnson, müzakereleri 31 Aralık 2020 sonunda bitirmek istediğini ve İngiltere'nin 31 Ocak'ta AB'den ayrılmasını arzuladığını her fırsatta tekrar ediyor.

Yeni süreç nasıl işleyecek?

Şimdi Brüksel ve Londra'nın önünde 11 ay gibi kısa bir süre var. Pratikte, iki hafta sonra 31 Ocak'ta Brexit uygulamaya girecek, ancak müzakereler hemen başlamayacak. Esas müzakereler için taraflar Mart ayında masaya oturacak.

İngiltere'nin ayrılmasıyla, AB'nin Konsey ve Parlamento binalarının önünden İngiliz bayrakları kaldırılacak. AB'nin kalan 27 üyesi, İngiltere ile müzakereleri yürütmek için bir çerçeve belirleyecek ve bu metin üye ülkeler tarafından Şubat ayı sonunda onaylandıktan sonra müzakereleri yürütecek Komisyon'a devredilecek.

Bu metin güvenlik işbirliği, ulaştırma, balıkçılık, serbest ticaret gibi ihtilaflı tüm konuları kapsayacak. Ayrıca, AB'nin zararına olan ve kabul edilmemesi gereken "kırmızı çizgileri" belirleyecek. Örneğin balık avında AB, İngiliz karasularına erişimi sürdürmek istiyor. Ticari değişimde, AB'nin çevre, sosyal ve rekabet standartlarını kapsayan eşit bir hareket alanı yaratmak istiyor. Bu çerçevede bir süredir AB ile üye ülkeler arasında düzenlenen seminerlerde bu detaylar üzerinde çalışılıyor.

Seminerlerde 27 üye ortak bir noktaya ulaşmaya çalışıyor. Bu ortak metin onaylandıktan sonra müzakerelere geçilebilecek. Ancak, ortak çerçeve belirlense bile, İngiltere'nin de Komisyon ile anlaşmaya varması ve bu çerçeveye 'evet' demesi gerekiyor.

İlk düğüm 1 Temmuz'da

Bu riskleri göz önünde bulunduran AB Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen, yıl sonuna kadar dosyalar üzerindeki tartışmaların sonuçlandırılmasının çok zor olduğunu dile getiriyor. Haziran ayına gelindiğinde, eğer Başbakan Johnson geçiş sürecini uzatmayı reddederse, en geç 1 Temmuz'a kadar Komisyon'un karar vermesi gerekiyor. AB ülkeleri, bu nedenle öncelikli konularını seçip, müzakere edecekleri ya da Birlik'in tek taraflı olarak karar vereceği konuları belirleyecek.

Ancak henüz "yeşil" ya da "kırmızı" çizgilerin neler olacağı belirlenmiş değil. Çünkü öncelikler her üye devlete göre farklılaşıyor. Fransa'nın da içinde olduğu bazı üyeler, balıkçılık konusunun acil olarak ele alınmasını istiyor. Güney Avrupa ise, hizmet sektörünün öncelikli ele alınmasını savunuyor.

31 Ocak'tan sonra ne olacak?

İngiltere, büyük bir sürpriz olmazsa, Haziran 2016'da yapılan referandumdan 3 yıl sonra, 31 Ocak'ta, hukuki olarak Birlik'ten ayrılacak. Ancak bu tarihte İngiltere ile AB arasındaki boşanmanın sarsıntısı hissedilmeyecek. Peki İngiliz bayrağının AB kurumlarından kaldırılması dışında somut neler olacak ?

Başbakan Johnson'ın Parlamento’dan geçirdiği Brexit anlaşması, 31 Aralık 2020'ye kadar bir geçiş süreci öngörüyor. Bu süreçte İngiltere, AB kurumlarının toplantılarına, karar mekanizmalarına katılamayacak ancak AB kurallarına göre yaşamaya devam edecek. Başka deyişle bu süreç, gerçek ve tüzel kişiler için her şeyin bittiği, bıçak gibi kesildiği bir nokta olmayacak.

Brexit süreci boyunca tartışılan tüm siyasi belirsizlikler de devam edecek. Londra ve Brüksel, anlaşma uygulamaya girdikten sonra, özellikle ticari konularda yeni ilişkiyi tanımlayacak, yeni bir anlaşma imzalayacak.

Brüksel diplomatları, bütün bu sürecin tamamlanması ve varılan anlaşmanın AB ve İngiltere Parlamentosu'nun yanı sıra, her üye ülke parlamentosunda tek tek onaylanması için 11 ay gibi bir sürenin yetersiz olduğunu vurguluyor.

"No deal" senaryosuna dönüş riski

Anlaşmada, geçiş süreci müzakerelerinin bir ya da iki yıl uzatma olasılığı yer alıyor. Yani, başka bir deyişle anlaşma, 31 Aralık 2021 ya da 31 Aralık 2022'ye kadar uzatma olasılığı tanıyor. Ancak Boris Johnson, uzatma istemediğini sık sık tekrarlıyor ve Haziran 2020'de karar verilmesini istediğini ısrarla vurguluyor. Hatta bu konuda AB'ye baskı yapmak için, İngiltere Parlamentosu'ndan sürecin uzatılmayacağına dair bir yasayı da geçirmek istiyor. Bu da AB ile İngiltere'nin "sert ve geçiş süreci olmadan" ayrılmasını içeren "No Deal" senaryosunu yeniden gündeme getiriyor.

Sitemiz yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
YUKARI